NİHİLİZMİN GÖLGESİNDE DEĞERLER
Çağımızın en sessiz ama en derin krizlerinden biri anlam krizi...
Bilginin arttığı, imkânların çoğaldığı, sınırların kalktığı bir dünyada yaşıyoruz.
Fakat bütün bu imkanlara rağmen insanın iç dünyasında daralma ve boşluk hissi giderek büyüyor.
Her şeye kolayca ulaşabiliyoruz; fakat içimizdeki eksiklik yine de tamamlanmıyor.
Bu kolaylık, ulaştığımız şeylerin değerini de azaltmaya başlıyor.
Zamanla bu hâl bir kayıtsızlığa dönüşüyor. İnsan, değerlerinden ve amaç duygusundan yavaş yavaş uzaklaşıyor. İşte bu, nihilizmin sessizce yayılmasıdır. Sinema tarihinin en tartışmalı filmlerinden The Matrix’in daha ilk sahnelerinde bir kitap görürüz:
Simulacra and Simulation.
Bu kitap, 1981’de Fransız düşünür Jean Baudrillard tarafından yazılmıştır. Neo kitabı eline alıp açtığında, sayfalarının arasına saklanmış para ve korsan CD’ler çıkar. Açılan sayfanın üstünde ise “On Nihilism” yazmaktadır. Filmin verdiği ana mesajdan da anlaşıldığı üzere, modern Batı düşüncesinde anlam kaybı ve nihilizm tartışmaları belirgin biçimde öne çıkmıştır. Nihilizm kısaca, hiçbir şeyin bir anlamı ve değeri yokmuş gibi hissetme hâlidir. Nihilizm yalnızca felsefî bir akım değildir; günlük hayatta değerlerin aşınması, iyi ile kötünün eşitlenmesi, hakikat ile kanaatin aynı görülmesi şeklinde kendini gösterir. Böyle bir zeminde yetişen gençler için en büyük risk, yön duygusunu kaybetmektir. Çünkü değerler zayıfladığında insan pusulasını kaybeder. Tam da bu noktada değerler eğitimi, bir tercih değil; bir ihtiyaç hâline geliyor. Değerler eğitimi, yalnızca belirli kavramların öğretilmesi değildir. Saygı, dürüstlük,........
