İNSAN NEDEN AĞLAR?
İnsan ağlayan tek canlı değil belki lakin neden ağladığını bilen tek canlıdır. Hayat evrenin en değerli hazinesi, insana bahşedilen bilinç ise hayatın en yüksek mevkisidir. Bu nedenledir ki insan maddi küçüklüğüyle birlikte güneşlerden bile daha değerlidir zira eğer evrende bilinç olmasa, evren tamamıyla cansız-bilinçsiz varlıklardan, taştan, ateşten, güneşten, yıldızdan ibaret olsaydı bu varlıkların var olmalarının bir önemi olmazdı. Zira bu durumda hiçbir şey bu varlıktan haberdar olmazdı.
İnsanın bu önemli hususiyetindendir ki küçüklüğüyle birlikte, yüce yaradan onu muhatap almış uzayı onun evinin tavanı gibi yıldızlarla tezyin etmiş, güneşi sobası ve yiyeceklerini pişiren fırını yapmış, ayı gece lambası suretine sokmuş, baharı bir çiçek demeti gibi eline vermiş, hayvanatı hizmetine musahhar etmiş, dünyayı ona mesken kılmıştır… O yüzdendir ki insana “kendini küçük görme sen yürüyen bir evrensin” demiştir bir derviş…
Bilinç konusu o kadar karmaşık ve mühim bir konudur ki günümüz bilimi henüz daha onu anlamanın kıyısına bile varamamıştır.
Konuyu ileriki bir yazımda ele alacağımı belirterek bir örnek verecek olursam, görünüş olarak insandan ayırt edilmeyecek bir yapay zeka robot düşünün ve bu robot haliyle dijital ortamdaki tüm bilgilere sahiptir. Senin, benim ve dünyanın en zeki insanının bile bilmediği şeyleri bilmekte... Peki ama bu robot bir papatyanın koklamanın ne anlama geldiğinin, gülmenin ve ağlamanın, ayrılık acısının, aşkın, şefkatin, yaşamın ve ölümün kısacası kendi varlığının bilincinde midir? Soruyu, düşünce dünyanıza, konuyla ilgili yazımı da inşallah gelecek bir yazıma havale ederek tekrar asıl konumuza dönelim.
İnsan neden........
