ALDANIŞ
Kıymetli dostlar… Öncelikle Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. Bu vesileyle Ramazan’a dair birkaç kelam etmek istiyorum.
Ramazan çoğunun ilk olarak aklına geldiği şekliyle, sadece sabahtan akşama kadar aç ve susuz kalma ayı olmadığı gibi; oruç da sadece yoksulların halini anlamak ya da nimetin değerini bilmek için yapılan bir ibadet değildir. Böyle olsa bin beşyüz yıldan bu yana zenginler bunu çoktan anlar ve en azından İslam beldelerinde bir tane bile aç ve fakir kalmazdı…
Orucu sadece aç kalmaya indirgemek bu ibadetin değerini düşüren büyük bir hata ve yanılgıdır.
Ramazan ayı asıl anlamını insanın topyekün olarak nefsiyle verdiği mücadelede bulur.
Oruç, sadece midemizi değil, tüm nefsani arzularımızı dizginlemek için de vardır. Çünkü insanı yoldan çıkaran şey çoğu zaman açlık değil, kontrolsüz istekleridir. Ramazan, işte bu istekleri terbiye etme mektebidir.
Bu ay aynı zamanda kalbin de arınma zamanıdır. Kırgınlıklarla, kibirle, hasedle kin ve öfkeyle dolu bir kalp; gerçek orucun huzuruna erişemez. Bu anlamda Ramazan, aynı zamanda kalbi hafifletme, iç dünyayı temizleme çağrısıdır.
Ve belki de en çokta dil terbiyesidir Ramazan… Çünkü insan en büyük yarayı çoğu zaman sözüyle açar. Oruç; sadece ağızdan girecek lokmaya değil, ağızdan çıkacak incitici söze, gereksiz tartışmaya, kırıcı ve kaba üsluba da mesafe koyabilmektir. Ramazanda ağıza giren lokma orucu bozar, normalde ağızdan........
