ELAZIĞ BELEDİYESİNİN RAMAZAN KIYAĞI!
Önceki yazımdan kısa geçmiştim.
“ Elazığ Belediyesinin mesaide ramazan uygulaması” başlıklı yazı idi.
Elazığ Belediyesi: Ramazan münasebetiyle hizmet binasında çalışanlara bir esneklik getirmiş.
Birimlerde çalışanların yarısına sabahtan öğlene kadar, diğer yarısına da öğlenden akşama kadar çalışın diyerek ramazan jesti yapmış.
Bir kamu kurumu mantığına ters ama Belediye Yönetiminin bu mübarek günlerde çalışanlarına çektiği bir kıyak olarak değerlendirilebilinir.
Keşke Fen İşleri, Ulaşım, Park Bahçe ve Fen İşlerinde oruç ağızla çalışan beden işçilerine de aynı esneklik tanınsaydı diyeceğim ama mümkün değil.
Zaten şikayet de bu birimlerde çalışanlardan geldi.
Hocam; “Belki bizim birimlere de böyle esnekliğin getirilmesi uygun olmaz ama keşke yarım gün esaslı çalışanların da denetimi yapılsaydı.
Zira, yarım gün olmasına rağmen akşam mesai bitmeden bir saat, iki saat önce işten çıkanlar var ve hesap soran bir birim müdürü yok çünkü bu birim müdürlerinin de çoğu mesaileri bitmeden kurumu terk ediyorlar.
İmam cemaat meselesi yani.”
Bir tarafta alt yapı çalışmalarından dolayı köstebek yuvasına dönen yolları tamir edip vatandaşın mağdur olmaması için oruç ağızla tüm gün bedensel olarak çalışanlar var, diğer tarafta masa başında pineklerken bile mesaisinin bitimin beklemeyenler var.
Akla da, vicdana da, hukuka da, iş ahlakına da aykırı.
Belediye yönetimi riyasetin de oluruyla belli ki böyle bir esneklik tanıyarak çalışanlarına bir ramazan jesti yapmış.
Ancak jeste jest yapması gerekenler, bırakın jest yapmayı mesailerinin bitmesini bile beklemeden iş yerini terk ediyorlar.
Hangi vicdan kabul eder bunu; park bahçelerde çalışan onlarca insan evlerine helal ekmek götürmek için bu soğukta park bahçelerin kırıntılarını temizleyip oruç ağızla bahar hazırlıkları yapacaklar, masa başındakiler kendilerine tanınan kolaylıkları bile istismar edecekler.
Bir tarafta ulaşım müdürlüğünün veya diğer birimlerde çalışan beden işçileri oruç ağızla akşamı zor edecekler ama bir dakika dinlenmeye bile bazen fırsat bulamayacaklar, diğer tarafta masa başında yarım günlük mesainin bitmesini bile beklemeye tahammül edemeyecek insanlar bedenen çalışanlara nispet edercesine arabalarına atlayıp evlerinin yolunu tutacaklar.
Kendilerine verilen bu ayrıcalıklara ve kolaylıklara ihanet eden insanlarla bir kurum ne kadar başarılı olur varın siz düşünün.
Belediyenin çeşitli birimlerinde çalışan EBUAŞ elemanları var.
Bu insanların çoğu asgari ücret veya bir tık üstünde maaş alıyorlar.
Bu insanların bir dakika boş durduklarını görmeleri bile bazı yöneticileri çileden çıkartırken Ramazan kıyağı diye yarım gün mesai kolaylığını istismar edenlere ne demeli.
Bu insanlar hangi vicdan veya hangi akılla kendilerine tanınan bu kolaylıkları ve esnekliği suiistimal edebilir ki…
Ederler çünkü denetleyen kimseler yok.
Bu şikayeti yapanlar zaten altını çizmişler; denetlemesi gerekenler de yarım günlük mesailerini bitirmeden iş yerlerini terk ediyorlar diye.
Eee imam yellenirse cemaat niye def-i hacette bulunmasın ki…
Belediye Başkanı Sayın Şahin Şerifoğulları seçimi kazandıktan birkaç gün sonra; “SEÇİMLERİN ARDINDAN” başlıklı bir yazı kaleme almış ve bu mesai hırsızlıkları da dahil olmak üzere dikkat etmesi gereken konulara dikkat çekmiş, aday adaylığı sürecinden seçimi yeniden kazandığı ana kadar yaşadıklarını bir bir gözden geçirmesini salık vermiştim.
Sağ olsunlar kendileri de gece saat 01:45 gibiydi aramış ve yazımı yeni okuduğunu ifade ederek; üstad yazdıklarının tümüne Allah şahit katılıyorum. Takip et göreceksin asla taviz vermeyecek gerekenleri yapacağım.
O gün o yazıda yazılanları merak ediyor olabilirsiniz.
Önümüzdeki günler de aynı yazıyı yeniden iktibas edip hatırlamada bulunacağım.
Kaldı ki yazı zaten güncelliğini koruyor.
Bugünkü konuya dönersek; Belediye Yönetiminin Ramazan dolayısıyla kurumda çalışanlara yapmış olduğu bu kıyak yasal olmadığı gibi diğer çalışanlar arasında da eşitlik ilkesine ters.
Belediye yönetimi iyi niyetli bir ramazan kıyağı çekmiş olabilir ama bu iyi niyet istismar ediliyorsa yapılacak şey bellidir.
Bunu Sayın Başkanın takip etme şansı olmayabilir ama birimlerden sorumlu Belediye Başkan Yardımcıları ve Başkanın Kalem-i Mahsusa’sı bu işi hayli yapabilir.
Yapmazlarsa başkana en büyük ihaneti kendileri yapmış olurlar.
Zaten böyle bir uygulamadan kuvvetle ihtimal Belediye Başkanının haberi olmayabilir.
Olduğunu da şahsen düşünmüyorum, çünkü Sayın Şerifoğulları’nın sahada kan ter içerisinde çalışanların gayretini görüp onlara bir kıyak çekemezken masa başında oturanlara böyle bir jestte bulunarak çalışanlar arasında ayrım gözeteceğini düşünmüyorum.
Bu konunun bir de sendikal boyutu var.
Kurum binasında sendikalı olarak çalışanlar ile sahada çalışan sendikalılar arasında da çelişki doğuran bu uygulamaya kıymetli Sendika Başkanının da bir adil çözüm önerisinde bulunması gerekmektedir.
