SİNDİRİLEN DEVLET: METABOLİZMA SINAVI
Jeopolitika, sanıldığı gibi yalnızca coğrafyaya hükmetme sanatı değildir. Asıl mesele, ele geçirilen coğrafyanın sürdürülebilir biçimde özümlenip özümlenemediğidir. Tarih, fethedenleri değil; fethettiklerini sindirebilenleri yazar. Bugün ABD’nin Venezuela üzerindeki hamlesi tam da bu kadim gerçeğin modern bir stres testine dönüşmüş durumda.
Ortada sadece bir rejim değişikliği ya da petrol vanalarının yeniden açılması yok. Daha derin, daha zahmetli bir süreç işliyor: karmaşık bir devletin jeopolitik metabolizma yoluyla sindirilmesi. Ve her sindirim gibi bu da aşamalı, sancılı ve başarısı garanti olmayan bir süreç.
Bu tabloyu, Monroe Doktrini’nin dijital çağ uyarlaması olarak okumak mümkün. Egemenlik artık bayrakla değil lojistik erişimle ölçülüyor. Hukuk, operasyon sonrası yazılan raporlara; demokrasi ise risk primine indirgenmiş durumda. Önümüzdeki iki yıl, Washington’ın bu sindirimi ne ölçüde başarabileceğini ve sonunda nasıl bir “jeopolitik organizma”ya dönüşeceğini gösterecek.
Bir Sindirim Haritası
Venezuela dosyasını anlamanın en kullanışlı yolu, süreci biyolojik bir sindirim zinciri gibi düşünmek:
Alım
Askerî ve politik kontrolün tesis edilmesi. Lokma ağza alındı. Maduro sonrası geçiş yönetimi, limanlar, petrol altyapısı ve iletişim hatları güvenceye alındı.
Ama bu aşamada kemikler var: paramiliter ağlar, orman içi direniş odakları ve Rusya–Çin bağlantılı vekil yapılar.
Kimyasal Parçalama
Ekonomik ve kurumsal entegrasyon, yani........
