Ben bir hiçim
Sen dünyada benim adımı hiç mi duymadın? Ben bir hiçim, Ben bir hiçim, Ben bir hiç...”
-Mevlana, Rubailer
Hiç. Hepimizin her gün defalarca duyduğu bir kelime. Kulağımız oldukça aşina bu kelimeye, peki ya ruhumuz?
Biz modern insanlar var olmayı hep “yer kaplamak” sanıyoruz. Görünür olmak, sözünün geçmesi, iz bırakmak…Ama, Mevlânâ’nın işaret ettiği yer bambaşka:“Ben buradayım.” demek yerine,“Ben bir hiçim.” diyebilmek.
Tasavvufta “hiçlik” değersizlik değildir. Aksine insanın kendini mutlak merkeze koymaktan vazgeçmesidir. Benlik dediğimiz o sert kabuğun yumuşaması…İnsanın kendi hikâyesini evrenin hikâyesi içinde küçük ama anlamlı bir satır olarak........
