Öykünün çözülmesi
İnsan kendini bir isimle çağırdığını sanır. Oysa çoğu zaman bir öykünün içinde yankılanan bir sesten ibarettir.
Bu yüzden bu öykünün kahramanına verilecek tek isim İnsan’dır. Çünkü bu anlatı bir bireyin hayatını aşar. İnsanlığın binlerce yıllık birikmiş hafızasını, korkularını, inançlarını ve arayışlarını aynı anda taşır. Ve görünmez bir şekilde bugüne kadar taşınarak varlığını sürdürür.
Öykünün Kadim Kökleri Ve Görünmeyen Hapishane
İnsan doğduğu anda hayata başlamaz. Çünkü o çoktan başlamış bir anlatının içine gözlerini açar. Bu anlatı yalnızca aileyle, toplumla ya da kültürle sınırlı değildir. Aynı zamanda insanlığın en eski kırılmalarına uzanır. İlk korkulara, ilk ayrılıklara, ilk sahip olma ve kaybetme deneyimlerine kadar gider. Bu derin bir kök sistemidir. İnsan bu köklerin taşıyıcısıdır. Fark etmeden bir öyküyü devralır. Bu öykü zamanla onun düşüncesine, duygusuna ve kararlarına dönüşür. Ve onun gerçekliği gibi hissedilmeye başlar.
Bu öykü başlangıçta insana bir yön verir. Aynı zamanda bir güven hissi oluşturur. Çünkü neyin doğru olduğu, neyin yanlış olduğu, neyin değerli sayılacağı ve nasıl yaşanması gerektiği zaten belirlenmiştir. Bu belirlenmişlik insana bir rahatlık sağlar. Fakat bu rahatlık canlı bir özgürlük değildir. Tekrarın ve alışkanlığın verdiği sahte bir güvenlik hissidir. Zaman geçtikçe bu tekrar daralmaya başlar. İnsan kendini aynı döngüler içinde sıkışmış halde bulur.
İnsan aynı ilişkileri farklı yüzlerle yaşar. Aynı hayal kırıklıklarını farklı zamanlarda tekrar eder. Aynı boşluk hissini başarıların ortasında bile taşımaya devam eder. Çünkü öykü yaşamı özgürce akıtmaz. Aksine onu belirli kalıpların içinde tutar. Bu durum zamanla görünmeyen bir baskıya dönüşür. İnsan bu baskının içinde nefes alıyor gibi görünür. Ama aslında tam anlamıyla yaşayamaz. Hissettiği eksikliğin adını koyamaz. Çünkü eksik olan şey kendisi değildir. Öykünün dışına çıkabilme kapasitesidir.
Bu noktada öykü görünmez bir hapishaneye dönüşür. Bu hapishane diğerlerinden farklıdır. Çünkü duvarları yoktur. Sınırları hissedilmez. İnsan bu yapının içinde hareket ederken özgür olduğunu........
