Sahne Işıkları Altında İhmal Edilen Kalpler
Kalp krizi çoğu zaman yıllar boyunca sessizce biriken risklerin, bir gün kendini göstermesidir. Asıl mücadele ise o günden çok daha önce başlamalıdır.
Sahne Arkasındaki Görünmeyen Riskler
Sanatçılar; yoğun çalışma temposu, stres, düzensiz uyku, seyahatler, gece mesaileri ve zaman zaman düzensiz beslenme gibi birçok zorlukla karşı karşıya kalabiliyor.
Ancak burada önemli bir noktayı vurgulamak gerekiyor:
Bu riskler yalnızca sanatçılara özgü değil.
Yoğun çalışan, uykusunu ihmal eden, hareketsiz yaşayan, tansiyonunu veya kolesterolünü düzenli kontrol ettirmeyen milyonlarca insan aynı risklerle karşı karşıya.
Üstelik kalp-damar hastalıkları uzun süre hiçbir belirti vermeyebilir.
İnsan kendisini iyi hisseder, günlük yaşamını sürdürür ve “Bende bir şey yok” diye düşünür.
Ta ki ilk belirti bir kalp krizi olana kadar...
Bu nedenle koruyucu hekimliğin en önemli mesajlarından biri şudur:
Hastalığı tedavi etmekten önce, hastalığın ortaya çıkmasını önlemeye çalışmalıyız.
“Kolesterolüm Normal” Demek Yeterli mi?
İşte burada önemli bir yanılgıyla karşılaşıyoruz.
Bir kişinin total kolesterolü veya LDL kolesterolü laboratuvar referans aralığında olabilir. Ancak bu, kalp-damar riskinin sıfır olduğu anlamına gelmez.
Günümüzde risk değerlendirmesinde LDL’nin yanında bazı başka göstergeler de önem kazanıyor.
Lp(a): Genetik Bir Risk İşareti
Lipoprotein(a), yani Lp(a), büyük ölçüde genetik olarak belirlenen ve yaşam tarzı değişikliklerinden LDL kadar etkilenmeyen bir lipoproteindir.
Yüksek Lp(a), damar sertliği ve kalp-damar hastalığı riskinin artmasıyla ilişkilidir.
Bu nedenle özellikle ailesinde erken yaşta kalp........
