menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avustralya: Uzak bir cennet (2)

59 0
19.04.2026

İnsan başına ortalama 8 koyunun düştüğü ve Mısır’dan daha fazla devenin yaşadığı Avustralya’nın dünyadaki en zehirli 25 yılan cinsinden 21’ine, ayrıca 1.500 örümcek ve 4 bin karınca türüne ev sahipliği yaptığını biliyor muydunuz? Geçen hafta sonunda anlatmaya başladığım Avustralya gezimize devam ediyoruz.

SYDNEY YAKINLARINDAKİ MAVİ DAĞLAR

Sydney’e geldiğimiz gece şehrin bar ve restoranlarla dolu olan eğlence, kültür ve alışveriş merkezi “Darling Limanı”nda bir yemek yedik ve ertesi sabah “Mavi Dağlar Ulusal Parkı”na gitmek üzere yola koyulduk. Yol üstünde ilk durağımız “Featherdale Doğal Yaşam Parkı” idi. Avustralya’ya özgü iki binden fazla hayvanı barındıran parkta değişik türde kangurular, koalalar, kuşlar, wombatlar, Tazmanya canavarlarının yanı sıra hayatımda ilk kez dingoları gördüm. Daha sonra Sydney’in merkezinin 50-60 kilometre kadar batısından başlayan Mavi Dağlar’a doğru yola devam ettik. Etrafındaki küçük kasabaları da kapsayan “Mavi Dağlar Ulusal Parkı” bir milyon hektardan daha fazla bir alana yayılıyormuş. Kanyonlar, nehirler, şelaleler ve okaliptüs ormanlarıyla kaplı bölgeye şehirden günübirlik geziler ve hafta sonu kaçamakları yapmak çok popülermiş. UNESCO Dünya Mirası listesindeki parka “Mavi Dağlar” denmesinin nedeni, hava sıcaklığı arttığı zaman çeşitli okaliptüs türlerinin uçucu yağı buharlaşınca, güneş ışığının içindeki mavi rengin optik bir yanılsamayla diğer renklerden daha baskın görünmesi ve dağlara mavimsi bir renk vermesiymiş.

Kömür madenciliği 1800’lü yıllarda bölge ekonomisinde önemli bir rol oynuyormuş. Madenler artık kapatılmış ama eski bir kömür ocağına ait olan demiryolu günümüzde turistik amaçlı kullanılmakta. “Scenic Railway” olarak pazarlanan bu demiryolu 310 metrelik bir mesafede 52 derecelik bir meyile sahipmiş. Biz de parkı ziyaretimiz esnasında her tarafı camla kaplı tahta vagonlara binip parkın olağanüstü manzarasının tadını çıkardık. Ayrıca yağmur ormanlarının içinden geçen, yaklaşık iki buçuk kilometre uzunluğundaki tahta döşemeli bir patika yolda (“Scenic Walkway”) yürüyüş yaptık.

“Üç Kız Kardeşler” adlı üçlü kaya formasyonu parkın en ünlü simgelerinden. Aborjin efsanesine göre bölgedeki Katoomba kabilesine mensup üç kız kardeş komşu kabileden üç delikanlıya aşık olmuş. Evlenmelerine izin verilmeyince iki kabile arasında savaş çıkmış. Katoomba kabilesinin büyücüsü, kız kardeşleri korumak için onları taşa çevirmiş. Ancak büyücü savaşta ölünce tekrar insana dönüşemeyip taş olarak kalmışlar. Maalesef biz oradayken kız kardeşler sislerin arasından hayal meyal seçiliyordu!

Yeni Güney Galler Eyaleti’nin merkezi ve Avustralya’nın en büyük, en kozmopolit, en pahalı şehri olan Sydney 1788 yılında bir İngiliz ceza kolonisi olarak........

© Gazete Pencere