Boykot otomotive de sıçradı
Türkiye’de son yaşananlar, demokratik değerlere ve hukukun üstünlüğüne dair büyük soru işaretleri yaratıyor. Özellikle seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanması, halkın iradesinin yargı yoluyla etkisizleştirilmesi olarak algılanıyor. Bu, seçimle gelenlerin ancak seçimle gitmesi gerektiği ilkesine aykırı olarak düşünülüyor. Gençlerin barışçıl protestolar sonrası tutuklanması, demokrasi kültürü açısından da ciddi bir geri adım. Protesto etmek, anayasal bir hak ve bunun engellenmesi, toplumda daha büyük bir huzursuzluk yaratıyor.
Büyük haber kanallarının Maltepe mitingini görmezden gelmesi ise medyanın tarafsızlığı konusundaki endişeleri derinleştiriyor. 2,2 milyon kişinin bir araya gelmesi, dünya genelinde haber değeri taşıyan bir olaydır ve bunu yok saymak, medyanın halktan koptuğunu gösteriyor. Bu olaylar, hukuk, özgürlükler ve medya bağımsızlığı açısından çok büyük bir sınav. Eğer toplum ve demokratik kurumlar bu duruma karşı sessiz kalırsa, gelecekte daha da sertleşen bir otoriterleşme riskinin doğması muhtemel. Ancak, barışçıl şekilde hak aramaya devam eden milyonlarca insan, hâlâ Türkiye’de demokratik reflekslerin güçlü olduğunu gösteriyor. Özetle; bu süreç, sadece bugünü değil, Türkiye’nin gelecekte nasıl bir yön izleyeceğini belirleyen kritik bir dönemeç.
Bu noktada 2,2 milyon kişinin katıldığı Maltepe mitingini haber kanallarının vermemesi üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in başlattığı boykot çağrısı da bu aşamada çok kritik önem taşıyor. Özel’in NTV’nin mitingi ne canlı ne de haber olarak vermemesi üzerine Doğuş........
© Gazete Pencere
