menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sessiz bir vazgeçiş mi?

26 0
04.04.2026

Mesela demokrasi açıkça yıkılmıyor ama daha tehlikeli bir şey oluyor. Demokrasi yavaşça anlamsızlaştırılıyor. Amaç bir baskı rejimi kurmak değil ki. Aksine halkın baskıya ihtiyaç duymayacak kadar gönüllü hale geldiği bir düzen, bu düzen.

Sinsi bir kırılma yani.

Herkes özgür olduğunu düşünür. Seçim yapar, oy kullanır, tüketir, eğlenir ama bu seçimler gerçek seçenekler değildir. Peki nedir? Önceden tasarlanmış, zararsız(!) ve yönlendirilmiş tercihlerdir. Düzenden rahatsızlık sorgulamayı doğurur mu? Doğurur tabii. Bu da sistemi zorlar. Böyle zorlamalar filan kabul edilemez.

Demokrasinin temeli olan yurttaşlık bilinci böyle bir ortamda zayıflar. Yurttaş, yurttaş değildir artık; o bir “kullanıcı”dır. Hak talep eden birey yerini hizmet bekleyen “tüketici”ye devreder. Birlikte olmak, katılım göstermek bir opsiyon/tercih haline gelir yani tersten okursak, sorumluluk zahmetli bir yük gibi algılanır.

Derin bağlar, sadakat ve aidiyet duygusu sistematik olarak zayıflatılır. Buyurun size doğrudan politik bir müdahale! Çünkü güçlü bağlar, güçlü kolektif hareketler doğurur. Zaten demokrasi, ortaklık........

© Gazete Pencere