menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GELMEKTE OLAN

38 5
21.02.2026

Gelmekte olanı doğru görmek ve ona göre konumlanmak tüm insanlık ve tüm ülkeler için önemli. İran da gelmekte olanı biliyor ve görüyor. Ve elbette ki adımlarını da ona göre atıyor. https://ydh.com.tr/d/35367/iran-bir-kaleye-donustu-tahran-gelmekte-ola

Putin, 2007'deki Münih güvenlik toplantısında kayda değer nitelikte olan bir konuşma yapmıştı.

Bu konuşmada; ülkesini kuşatan NATO yayılmacılığına artık yeter demiş Ukrayna ve Gürcistan'ın NATO'ya kabul edilmesini kırmızı çizgi olarak ilan etmişti.

Ancak NATO, bu iki ülkeyi NATO'ya davet etmekten çekinmedi ve yayılmacı yolundan en küçük bir sapma göstermedi. Neticede tek kutupluluğun da getirdiği sarhoşlukla kuşatılması devam eden Rusya, Ukrayna operasyonunu başlatmıştı.

Rusya, Ukrayna ile meşgulken de Atlantik, Finlandiya ve İsveç'i NATO'ya kabul ederek Rusya'yı çevrelemeye devam etti.

Ayrıca Ermenistan-Azerbaycan hattı başta olmak üzere Kafkaslar'da da rahat durmamaya devam ediyor.

Yayımladıkları stratejik belge ile batı Asya'dan çekileceği görüntüsü veren ABD, Venezuela'ya çöktü ve Küba'yı istikrarsızlaştırmaya devam ederek Latin Amerika'da sömürü düzeni tahkim etmeye çalışarak bu yeni süreci başlattı... Ancak son Münih güvenlik toplantısında "kendi mahallesine dönme", retorik bir söyleme de dönüştü adeta. 2007 ve 2026 Münih Güvenlik Toplantıları ve Yeni SömürgecilikYakın tarihte, Putin'in konuşmasının önemli bir belgesel niteliğinde olduğu tarihi 2007'den Münih Güvenlik toplantısından sonra en önemli olan bir diğeri ise sanırım 2026 Münih güvenlik toplantısı oldu. Bu toplantıya ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Robio'nun konuşması damgasını vurdu.

Bu konuşma aslında çok daha önemli. Zira sadece ABD/NATO- Rusya ilişkilerini değil ABD- Avrupa ile ilişkilerini, dünya düzeni ile ilgili yaklaşımları ve yeni bir strateji küresel........

© Gazete İpekyol