menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KABUL, KARARLILIK VE TESLİMİYET

15 0
19.01.2026

İnsanın en büyük ve belki de en derin kavgası kendi içindedir. Ve çoğu insan bu kavgayı kazandığı için değil, sürdürmekten yorulduğu için durur.

Carl Rogers, insanın dönüşümünün başlangıcını şöyle tarif eder: “Olduğum kişiyle, olmam gerektiğini sandığım kişi arasındaki savaşı bıraktığım gün iyileşmeye başladım.” Çoğumuz bu savaşı yıllarca sürdürürüz. Kendimizle, geçmişimizle, başımıza gelenlerle. Ve çoğu zaman bizi yoran, yaşadıklarımızdan çok bu bitmeyen kavgamızdır.

Steven Hayes’in geliştirdiği Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), insanın acıdan kaçtıkça daha çok acı çektiğini söyler. Hayes'e göre sorun, yaşadıklarımız değil; yaşadıklarımızla kurduğumuz kavgadır.

Kabul, zannedildiği gibi teslim bayrağı çekmek değildir. Kabul yaşadıklarımızı onaylamak değil, olanı olduğu haliyle görebilmektir. Bilişsel ayrışma dediğimiz süreçte insan, zihninin ürettiği “böyle olmamalıydı” cümlesini bir gerçek değil, bir düşünce olarak tanımayı öğrenir.

Ancak kabul bir durak değil, bir eşiktir. ACT’nin ikinci ayağı........

© Gazete İpekyol