HAYATIN PENCERELERİ
İnsan, hayvan gibi bir beden ve sadece bu bedenin yaşayışını sağlayan birtakım duygulardan ibaret değildir. Mucizevi bir bedenle birlikte, Yüce Yaratıcının “Ben ona kendi ruhumdan üfledim” (Hicr, 29) buyurduğu insanî bir ruhla donatılmıştır. Bu nedenle dinleme, anlama, kavrama, konuşma, düşünme, geleceğe yönelik planlar kurma gibi Allah’a mahsus sıfatların cüzlerinden yansıyan özelliklere sahiptir. Nitekim insanın yaratılışıyla ilgili olarak Secde Suresinin dokuzuncu ayetinde, “Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” buyrularak bu özelliklere işaret edilmiştir.
Evet, insan bedensel hayatiyetini sürdürmek için her canlı gibi suya, gıdaya, havaya, güneşe ve diğer bazı gereksinimlere muhtaç kılınmıştır. Ancak Allah’ın ruhundan üflenmiş insanî ruhun da varlığını sürdürmesi için iman, ibadet ve amel-i salih gibi manevi gıdalara muhtaçtır. Söz konusu bu ihtiyaçların en önemlilerinden biri de akrabalıktır. Kendisini “hiçbir şeye ihtiyacı olmayan” anlamındaki “Samed” ismiyle tanıtan Yüce Yaratıcı, insanları birbirlerine ve hususen akrabalığa muhtaç kılmıştır.
Penceresiz, kapalı bir binanın içinde her türlü su ve gıda ihtiyacı karşılanan insan yine de bu vaziyette yaşayamaz. Işığa, güneşe, dışardaki havayı teneffüse muhtaçtır. Dışarıya çıkamasa bile, dış âlemle........
© Gazete İpekyol
