Merhumu nasıl bilirsiniz?
"Merhumu nasıl bilirsiniz?" diye sorulur ya cenazelerde... Ardından hep bir ağızdan, "İyi bilirdik." denilir. Bugün aynı soruyu, milyonlarca emeklinin yaşam umudu için sormak gerekiyor. Nasıl bilirsiniz? Yoksulluk sınırının yüz on bin liraya, açlık sınırının kırk bin liraya dayandığı bir ülkede, yıllarca alın teri dökmüş, primini ödemiş, bu ülkenin kalkınmasına omuz vermiş insanlara yirmi üç bin beş yüz lira reva görülüyorsa, burada artık sadece ekonomik bir tercih değil, vicdani bir kırılma vardır. Rakamlar yalan söylemez. Bir emekli, aldığı aylıkla bırakın insanca yaşamayı, en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hâle gelmiştir. Pazara çıktığında filesi boş dönüyor, kasaba uğrayamıyor, ilacını alırken hesabını yapmak zorunda kalıyor. Elektrik, su, doğal gaz faturalarını ödeyebilmek için mutfağından kısmak zorunda bırakılıyor. Buna rağmen yapılan maaş........
