Betona boğulan bir Samsun
Bir şehri yüksekten seyretmek bazen insana huzur verir. Denizini, dağlarını, yeşilini, sokaklarını bir bütün olarak görmek; yaşadığınız kentin güzelliklerini yeniden keşfetmenizi sağlar. Ancak Samsun’da şehri gören hâkim bir noktaya çıktığınızda artık aynı duyguyu yaşamak giderek zorlaşıyor. Çünkü karşınızda uzanan manzara, yeşilin ve doğanın hâkim olduğu bir Karadeniz kentinden çok, betonun giderek egemenliğini artırdığı bir şehir görüntüsü veriyor. Samsun, Karadeniz’in kıyısında kurulmuş, doğasıyla, deniziyle, tarım alanlarıyla, ormanlarıyla ve yeşil dokusuyla önemli bir kent. Fakat yıllardır süren plansız ve rant odaklı yapılaşma, bu kentin doğal kimliğini adım adım ortadan kaldırıyor. Bir zamanlar nefes alabildiğimiz boşluklar, bugün yüksek katlı binalarla doluyor. Ağaçların, parkların ve doğal alanların yerini beton yapılar alıyor. Kent büyüyor deniliyor ama aslında büyüyen çoğu zaman yaşam alanlarımız değil, betonun kendisi oluyor. Elbette şehirler gelişecek. İnsanlar yaşayacak, konut ihtiyacı olacak, yeni yapılar yapılacak. Kimse gelişmeye, yenilenmeye karşı değil. Ancak asıl mesele şu: Nasıl bir şehirde yaşamak istiyoruz? Betonun metrekaresini artırarak mı gelişeceğiz, yoksa insanın yaşam........
