menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AKIMLAR, DİSTOPYALAR VE GELECEĞİMİZ

6 0
20.03.2025

Geleceği tasavvur ederken herkes yanıldı, ilerlemeci anlayışa sahip bizler değil sadece. Filozoflar, şairler, ressamlar…Tarihe adını altın harflerle yazan nicelerinin geleceğin toz pembe dünyasıyla ilgili tahminleri boşa düştü. Kimisi sanatla yüceltilmiş bir dünya hayal etti, kimisi refah toplumu. Masum bir çocuk gibi teknolojinin sorunlarımızı çözeceğini düşünenler oldu. Bunların başını çeken Fütüristler makineyi ve hızı hayatımıza sokarak hayatımızın daha güzel olacağını düşündüler, bunu da yarattıkları akım doğrultusunda ürettikleri eserlere monte ettiler. Onlara göre hayattaki her şey hareketliydi, sanatçı da kendine bir hız bulmak ve eserini bu hıza uydurmak zorundaydı. Bu akımı benimseyen sanatçılar geçmişe ve durgun davranışa düşmandı. Özellikle şairler, içinde bulunulan zamanın ve geleceğin dinamizmine yönelip zaman zaman bu hareketliliğin sesini şiirleriyle duyurdular. Şiirlerinde makine ve çark sesleri çıkarmaya çalıştılar. Bizden, büyük bir şairimizden (Nazım Hikmet) örnek verelim, onun “Makineleşmek İstiyorum” şiirine bir bakalım: “trrrrum,/trrrrum,/trak tiki tak/makineleşmek istiyorum!/mutlak buna bir çare bulacağım/ve ben ancak bahtiyar olacağım/karnıma bir türbin oturtup/kuyruğuma çift uskuru(vida dişi) taktığım gün!/trrrrum/trrrrum/trak tiki tak!/makinalaşmak istiyorum!”

Fütürizmin etkisiyle yazdığı bu şiirindeki öngörülerin gerçekleşmeye başladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. İçinde yaşadığımız çağın çıkmazlarını görseydi aynı düşünceleri taşımazdı elbette. Ve tabi onun gibi tüm fütürist sanatçılar o çok arzuladıkları makineleşmenin (teknolojinin) ve hızın nelere mal olduğunu........

© Gazete Gerçek