menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beton var, yaşam yok

17 12
05.02.2026

Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Aradan geçen zaman, yalnızca yıkılan binaları değil, devletin afet sonrası tercihlerini de görünür kıldı. Bugün deprem bölgesine bakıldığında sorun artık “Neden toparlanılamadı?” sorusunun ötesindedir. Asıl soru şudur: Nasıl bir toparlanma tercih edildi ve kimler için? Çünkü ortaya çıkan tablo, kamusal sorumluluğun nasıl terk edildiğini bütün çıplaklığıyla göstermektedir.

Barınma, beslenme, istihdam, eğitim ve sağlık gibi en temel alanlarda yaşanan sorunlar, üç yıl içinde geçici olmaktan çıkmış, kalıcı bir yoksunluk hâline gelmiştir. Türk Tabipleri Birliğinin deprem raporları, bölgede sorunların hâlâ yapısal bir nitelik taşıdığını açık biçimde ortaya koyuyor. Üç yıl sonra bile on binlerce insan konteynerlerde yaşıyor; yoksulluk derinleşmiş, işsizlik kalıcı hale gelmiş durumda. Özellikle çocuklar ve yaşlılar için beslenme yetersizliği, geçici değil süreğen bir halk sağlığı sorunu olarak karşımızda duruyor. Deprem bölgesinde yaşamın ne denli kırılgan olduğunu gösteriyor. Ancak bu kırılganlık, yalnızca doğal afetin sonucu değil; sonrasında yapılan tercihlerle ağırlaştırılmıştır.

Bu tercihlerden biri, tarım alanları ve zeytinlikler üzerinde yükselen TOKİ projeleridir. Deprem gerekçesiyle acele kamulaştırmalar yapılmış, verimli topraklar ve zeytinlikler yapılaşmaya açılmıştır. Oysa 3573 sayılı Zeytinliklerin Korunması Hakkında........

© Evrensel