Dominasyon ve kaos
Erden Timur’un “Küçülerek büyüyemeyiz” diyerek ülke futbolundaki hakim anlatıyı değiştirdiği 2022/23 sezonu başında Okan Buruk yönetiminde Torreira, Mertens, Abdülkerim Bardakcı ve Icardi transferleriyle oluşan rüzgar, Galatasaray’ın 13. bitirdiği sezonun ardından şampiyonluğu kazanmasını sağladı. Bu başarı birçoklarına göre Timur’un teorisinin doğrulandığı anlamına geliyordu. Sarı Kırmızılılar Icardi fenomeni etrafında oluşan kartopuna stadyum hasılatı/taraftar kitlesi farkı, Şampiyonlar Ligi geliri ve Florya projesini eklerken, diğer tarafta rakipleri bu anlatıyı değiştirmeye değil, onun peşinden sürüklenmeye odaklandı.
Galatasaray’ın rakipleri arasında, 2026/27 sezonuna girerken hâlâ taraftar kitlesine sürdürülebilir bir ekonomi ve modern bir oyun inşa etme sözü veren yok. Başarısız olduğu defalarca kanıtlanan “büyük yıldız transferleriyle hemen şampiyonluk” formülü bir kez daha tek seçim vaadi. Bu süreçte çok daha düşük kalan gelirlerini göz önüne alarak Beşiktaş’ın bu akılcı yola sapma ihtimali -en azından teoride- daha yüksekti ama ufak YouTube kanalları dışında gündeme dahi gelmedi elbette. Netice itibarıyla siyah beyazlılar resimden çoktan yitti ve “İkili Delilik” adlı bir televizyon dizisine dönen ülke futbolu; bahis skandalı, uyuşturucu şoku, kritik tutuklamalar, Avrupa başarıları, TFF-GS kavgası, hakem sövgüleri gibi bazıları klişe yan hikayelerin eşlik ettiği dördüncü sezon finalini yine Galatasaray’ın şampiyonluğuyla yaptı. Okan Buruk, futbolculuğundan sonra teknik direktör kimliğiyle üst üste dördüncü kez şampiyon olarak tekrarlanması güç bir başarıya imza attı.
Galatasaray’ın ‘dominasyonu’ nereye doğru gidiyor?
Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamalarında öne çıkardığı “dominasyon” sloganı pek çok açıdan haklı. 13 sezon/14 senelik........
