Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar
Sahel’de ‘terörle mücadele’ adına maceraya çıkan Fransız askerleri sömürgeci nostaljinin büyüsünde savaşıyorlardı.
2013-2014’te Mali’de Serval operasyonu ‘başarılı’ bulunmuş, ardından Barkhane operasyonuyla Moritanya, Burkina Faso, Nijer ve Çad da Fransız operasyonlarının kapsamı altına alınmıştı.
Gazeteci Remi Carayol bu operasyonları yöneten Fransız subaylarının kaleme aldığı üç anı kitabından hareketle askerlerin zar zor bastırılmış bir sömürgeci bilinçaltıyla hareket ettiklerini anlatıyor. Fransızlar Sahel’de kötüleri kovalayan iyilerdi! Afrika’nın sert güneşi altında uzak köylerin savunmasına yardım ediyorlardı! Onlar için bu Afrika’nın yeniden fethedilmesiydi!
Carayol asker günlüklerinde fark ettiği tınıyı şöyle tanımlıyor: “Sömürgelerin kutsanmış zamanları çoktan geçmiş olsa da bu askerlerin hafızasında hâlâ güçlü şekilde yer etmektedir. Referanslar sömürge fetihleri dönemine uzanıyor.”
Léré, Niafounké, Goundam gibi yer adları, askerleri 1894’teki Fransız seferine götürüyor. Bir asker dedesinin anlattığı sömürge hikayelerinin izini sürüyor. Çocukken hayal ettiği manzaraları bulur: Hoggar Dağları, Adrarlar, Ifoghas, Aïr… Askerler “Kıtaya medeniyet getiren” ve “Kuzey Afrikalıları Arap köle tüccarlarının baskısından kurtaran” dedelerinin sömürgeci anlatılarının etkisiyle yaşıyor! Sömürgeci kontrolün devamlılığını sağlayan CFA frangını görmek onlara haz veriyor!
Sahel halkları da meselenin farkındaydı; Fransız tavrında gördükleri şey bir ‘sömürge rüyası’ idi. Halk rahatsızdı, artık 19’uncu yüzyılda da değillerdi. ‘Terörle savaş’ kuşkulu bir gerekçeydi. “İyiler” ve “kötüler” bağlamı kısa sürede çürüdü. O yüzden Serval’daki iyimser hava Barkhane’de ters döndü; operasyon fiyaskolarla sonuçlandı. Terör saldırıları birdi, 20 oldu.
Dışarıdan müdahaleler hem Tuareklerin bağımsızlıkçı gündemini şişirdi hem de el Kaide çizgisindeki İslamcı hareketin taban bulmasını kolaylaştırdı.
Sömürgeci rüyasına tepki olarak Sahel’de genç subaylardan askeri darbeler geldi. Assimi Goïta 2020’de Mali’de, İbrahim Traoré 2022’de Burkina Faso’da ve Abdurahamane Tchiani 2023’te Nijer’de iktidarı ele geçirdi.
Bu eski darbe kuşağından farklı bir siyasal kültür ve sosyolojiye dayanıyordu. Darbeler popülerdi. Darbeci yönetimler Fransız askerlerinin kapı dışı edilmesi gibi riskli kararlarda kitlesel gösterilerden güç aldılar. Bu Fransız güneşinin bir kez daha sönüşüydü.
Yeni gelenler hikayeyi ters yüz ettiler. Onlara göre darbeler sömürge kalıntılarını temizleyen ve ulusal egemenliği pekiştiren bir hareketti. Terör saldırılarının arkasında da yabancı güçler vardı.
Mali’de Fransızları gönderip Rus Wagner güçlerine alan açmak ‘bağımsızlıkçı’ duruşu biraz bozsa da Bamako’nun yüzleştiği tehdit kendi askeri kapasitelerini aşıyordu.
Afrika Kolordusu’nun (eski Wagner) desteğiyle Mali ordusunun 2023’te Kidal’ı geri alması Rusya’nın müttefiklik imajını pekiştirdi.
Bu arada Burkina Faso, Mali ve Nijer’de nevzuhur darbeciler Sahel Devletleri İttifakını kurarken neosömürgeciliğe ve başarısız Batı güvenlik stratejilerine karşı bölgede egemenliğin tesisinin altını çizdiler. Aralarında ortak askeri tatbikatlar başladı; tek pasaport, ortak vergi fonu ve ortak para birimi gibi hedefler belirlendi.
Bu süreçte Fransa’ya karşı Rusya nüfuzu konuşuluyor olsa da Türkiye de Afrika açılımını ‘sömürge karşıtı’ bir anlatıya büründürdüğü için bir........
