menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Başkanın tüm tarafları

42 71
15.02.2026

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) kontrolündeki stratejik manivela araçlarının neredeyse tamamını kaybetmesine göz yuman Batılı ortaklar, Kürt liderlere teselli ikramiyesi olarak Münih biletlerini münasip gördü.

SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile fiili özerk yönetimin Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed’in Suriye’nin HTŞ’li Dışişleri Bakanı Esad el Şeybani ile birlikte Münih Güvenlik Konferansına davet edilmesi farklı mecralarda ‘tarihi gelişme’, ‘dönüm noktası’, ‘Rojava için yeni bir başlangıç’, ‘Kürt haklarına destek’ ve ‘ABD’nin Kürtleri terk etmediğinin göstergesi’ olarak takdir edildi.

Halep’teki iki mahalle, Deyr Hafır, Meskene ve Tabka’nın yanı sıra Fırat’ın doğusunda kontrol ettiği toprakların yüzde 80’inden çekilen ve aynı oranda askeri güçlerini kaybeden SDG’den “Gidene değil kalana odaklanması” isteniyor. Bunu temin eden çerçeve de Kürt yoğunluklu bölgeler üzerinden bir entegrasyon anlaşması. 29 Ocak anlaşmasından önceki süreci ‘Amerikan ihaneti’ olarak görenler şimdi Münih’te ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Şeybani, Abdi ve Ahmed’i karşısına alıp yaptığı görüşmeyi Kürtler için ‘Amerikan garantörlüğü’ olarak resmediyor.

Buna Amerikan tarafının biçtiği değeri, Özel Temsilci Tom Barrack’ın fotoğrafı paylaşırken altına düştüğü notta görüyoruz: “Bir resim bin söze bedeldir: Yeni bir başlangıç.”

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi İbrahim Ulabi de Münih’teki buluşmayı “tarihi an” olarak niteliyor.

IŞİD ve el Kaide saflarında Ebu Ayşe ve Zeyd el Attar kod adlarıyla ‘mücahitlik’ yapan, Nusra Cephesi ve devamındaki HTŞ’nin kuruluşunda yer alan Şeybani ile Kandil kadrolarından gelen Abdi’yi Rubio’nun karşısına birlikte oturtan şey, Suriye’deki Amerikan tasarımının bir başarısıdır. Bu tasarımın temel hedefi HTŞ ile SDG’yi yeni düzenin iki ana kolonu olarak konumlandırmaktı. Birbirini tamamlayıp Suriye’yi Amerikalıların istediği sulara taşıyacaklardı. ABD 10 Mart anlaşmasıyla SDG’yi Suriye’nin yüzde 23’ü üzerinden yeni düzenin kilit paydaşı yapmayı düşlüyordu, ama evdeki hesap SDG karar mekanizmaları içindeki ‘öngörüsüzlükler’, ‘kibirli davranışlar’, ‘yanlış okumalar’ ve ‘temelsiz beklentiler’ nedeniyle elde patladı. Yol haritası güncellense de Amerikan motivasyonu değişmedi. ABD Başkanı Donald Trump, Suriye hükümeti ile........

© Evrensel