menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kuşatma altında Küba II

10 61
23.02.2026

ABD’nin Küba’ya uyguladığı petrol satışı yasağı bir aya yaklaşırken adada günlük hayat durma noktasına gelmiş durumda. Ülkenin en önemli gelir kaynaklarından birinin turizm olmasına rağmen ülkedeki turist sayısında tarihi bir düşüş yaşanıyor. Adadaki en büyük ve tarihi oteller faaliyetlerine son verdiler. Kalan petrol rezervlerinin dağıtılmasındaki kısıtlamalar artarken adadaki trafiğin ve toplu taşımanın da büyük ölçüde azaldığı belirtiliyor. Haftalardır toplanamayan çöpler yakılmaya başlanmış, hemen hemen hiçbir ilaç bulunamıyor ve temel gıda maddelerine ulaşım büyük oranda düzensiz hale gelmiş. Kübalılar ise bir yerden bir yere gidebilmek için ya iyice nadirleşen toplu taşıma araçlarını beklemek ya da yürümek durumunda kalıyorlar. Bu açıdan bakıldığında adada ABD’nin uyguladığı petrol satış yasağı sonucunda büyük bir insanlık suçunun işlendiğini söylemek hiç yanlış olmayacaktır.

Bununla birlikte ABD ve Küba arasında resmi olmayan bazı görüşmelerin var olduğu her iki taraftan resmi doğrulama gelmemiş olsa da artık daha da netlik kazanan bir gerçek. Daha önceden Meksika’da, Meksika hükümeti aracılığı ile belirli bir görüşme masasının hazırlandığı konuşulmaktaydı. Geçtiğimiz hafta ise Raúl Castro’nun torunu Raúl Guillermo Rodríguez Castro ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bir diyalog gerçekleştirmekte oldukları basına yansıdı. Kübalı göçmen bir ailenin çocuğu olan Marco Rubio’nun, Kübalı heyet ile iyi ikili ilişkiler içerisinde bir müzakere sürdürdüğü de haberin ayrıntıları arasındaydı. Kübalı heyetin ‘ideolojik’ bagajları ağır olmayan kişilerden oluştuğu, yakın zamanda neler gerçekleşeceğinden ziyade gelecekte neler yapılabileceği üzerine görüşüldüğü bilgisi de verilmekteydi. Bu görüşmelerden ne beklendiği ve sonucunda ne çıkacağını bilemeyiz ancak adada kısa vadede bir rejim değişikliğinin gerçekleşmeyeceğini ABD yönetiminin de bildiğini öngörebiliriz. O zaman akıllara, bir ülke nüfusunun toplu bir biçimde cezalandırılması ile ortaya çıkan insanlık suçunun sürdürülebilir olmaması sebebiyle geçici bir seçenek üzerine düşünülüyor olabileceği fikri geliyor.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi Küba’daki ekonomik sorunlar yeni olmaktan çok uzak ve özellikle Kovid-19 pandemisi ile birlikte daha da derinleşen bir ekonomik kuşatma ve kriz durumundan bahsetmek mümkün. Aralık 2020’de Küba hükümeti ülkede derinleşmekte olan ekonomik krize karşı bir takım yasal değişiklikler öngörerek “Parasal Düzenleme” olarak adlandırılacak olan süreci başlatmış, ülkede yaklaşık otuz yıldır uygulanan çift parasal sistem kaldırılarak, emekli maaşlarında ve asgari ücrette artışa gidilmiş, sübvansiyon sistemi değiştirilmişti. Dolaşımdaki paranın ve kambiyo rejiminin sabit hale gelerek basitleşmesinin sorunları çözeceği yönündeki beklentiler enflasyonda kontrol altına alınamayan artış ile kayboldu. Turizm sektörünün pandemiden sonra toparlanamaması, Venezuela’daki ekonomik kriz ile ülkeden gelen petrol akışının azalması, birinci Trump döneminde adaya koyulan yaptırımların Biden döneminde iç siyasete dair kaygılar sebebi ile devam ettirmesi gibi konular adadaki ekonomik krizin gün geçtikte derinleşmesine sebep olan dışsal etmenler olmuştu.

Adadaki enerji krizinin en somut yansıması olan elektrik kesintilerindeki artışlar 11 Temmuz 2021’de 1994’teki Malecon eylemlerine benzer bir büyüklükte eylemlerin gerçekleşmesine sebep olmuştu. 2021’deki eylemlerden sonra devrim karşıtı muhaliflerin Küba’da politik bir değişimin ancak ekonomik krizin daha da derinleşmesi ile gerçekleşebileceğine yönelik kanıları iktidardaki Trump yönetimi ile daha da güçlenmiş bulunuyor. Özellikle 3 Ocak’ta Maduro’nun ABD’ye kaçırılması ile ortaya çıkan süreçte ise Trump yönetiminin adayı ekonomik olarak boğma stratejisini daha da güçlü bir biçimde uygulamaya karar vermesi şaşırtıcı değil. Bununla birlikte ortaya çıkan durumun ne ABD açısından ne de Küba açısından sürdürülebilir olduğunu düşünmek de gerçekçi gözükmüyor.


© Evrensel