2025 savaşla bitti, 2026 savaşla başladı; 2028’de genel grev olur mu?
ABD Noel arifesinde Venezuela topraklarını insansız hava araçlarıyla bombaladıktan iki hafta, Venezuela açıklarına askeri yığınak yapmaya başladıktan ise sadece birkaç ay sonra başkent ve çevresindeki eyaletlerde askeri ve sivil birçok hedefi bombalayıp, ülkenin seçilmiş meşru Başkanı Nicolas Maduro’yu ve eşini kaçırdı. ABD ağustos ayından beri Venezuela açıklarında 30’u aşkın saldırıda 100’ün üzerinde sivili öldürüp iki petrol tankerini kaçırmıştı. Ekim ayı başında ABD’nin askeri yığınağı sürerken Washington’un kukla darbecilerinden Maria Corina Machado’ya Nobel Barış Ödülü verilince, “ABD Venezuela’yı bombalamaya hazırlanıyor” diye yazmıştım. O günden bugüne ABD Venezuela’da kukla bir yönetimi başa getirmek ve ülkenin yer altı kaynaklarını yağmalamak amacıyla başlattığı saldırılarını Maduro ve eşini bombalar eşliğinde kaçırmaya vardırdı. İlk haberlere göre, başkan yardımcısı ve bakanlar ülkede aktif olarak görevlerine devam ediyor ve ülkede acil durum ve seferberlik ilan edildi. Görünen o ki ABD, saldırılarına ve askeri-ekonomik ablukaya, istediğini alana kadar devam edecek. Geçtiğimiz ay yayımlanan ulusal güvenlik belgesi ABD’nin Güney Amerika’da askeri varlığını tekrar arttıracağının; Çin’in bölgede artan nüfuzuna karşı koyacağının; başta Venezuela ve Küba olmak üzere bölgede bağımsız politika izlemeye çalışan tüm ülkelerin payına şiddet ve şantaj düşeceğinin sinyallerini veriyordu. Venezuela’ya karşı girişilen bu son savaş tıpkı bu belgenin öngördüğü gibi ABD’nin Latin Amerika ve Karayipler’de savaş, yıkım ve hilelerle dolu müdahale tarihinin son örneği. Bu saldırı başta Küba ve Kolombiya’yı ardından da İran’ı ve Afrika’da Sahel Devletleri İttifakını direkt hedefe koyuyor.
CBS’nin Trump yönetimine dayandırdığı habere göre ABD aslında Venezuela’yı Noel günü bombalamayı planlamış, ancak hava şartları elvermeyince o gün Nijerya’yı bombalamakta karar kılmışlar, üstelik artık çok tanıdık IŞİD bahanesi ile ve yine çok tanıdık Tomahawk füzeleriyle. Bu saldırı Trump’ın kasım ayında geniş ham petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip Nijerya’yı “Hristiyan soykırımı oluyor” gibi uyduruk bir gerekçeyle işgal etme tehdidinden sonra ve iş birlikçi Nijerya yönetiminin yardımıyla gerçekleşti. Nijerya Afrika’nın en büyük petrol üreticisi ve sadece bu ülke üzerindeki ABD-Çin nüfuz mücadelesinin değil, yer altı kaynakları açısından bu en zengin kıta üzerindeki emperyalist çekişmenin de merkezlerinden biri. Burkina Faso, Mali ve........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin