Çıta: Korkudan Dostluğa Uzanan Bir Hikâye
Yoksa bizim gibi deli mi?
Çocuk aklı işte… Dünyayı anlamlandırmaya çalışırken her şeyi ikiye ayırırdım: iyi ya da kötü, güvenli ya da tehlikeli, bizden ya da bizden olmayan. Çıta, bu ayrımların hiçbirine sığmayan biriydi. Bu yüzden belki de en çok ondan korkardım.
Küçüktüm. Bedenime ağır gelen, kalın tahtalardan yapılmış boya sandığını omuzlayıp Kırşehir’in saat kulesinin olduğu parkta ayakkabı boyacılığı yapardım. O yaşta hayatın ne demek olduğunu tam bilmezdim ama yük taşımayı iyi bilirdim. Sandık ağırdı, ama asıl ağırlık geçim derdiydi. Yine de çocukluk işte, arada bir umut sızardı içime.
O parkın müdavimleri vardı. Emekliler, işsizler, dalgın bakışlı insanlar… Ve bir de Çıta.
Onu ilk gördüğüm günü hatırlıyorum. Aniden bağırması, ağzından köpükler çıkararak konuşması, kontrolsüz hareketleri… Küçük bir çocuk için bunlar açıklanabilir şeyler........
