DENGE KORUYUCU VE KURTARICIDIR !
İnsanlık tarihi, yalnızca büyük zaferlerin ve medeniyetlerin hikâyesi değildir; aynı zamanda güç ile adalet arasındaki hassas dengenin sürekli sınandığı uzun bir tecrübenin de adıdır. Tarihin derin sayfalarına bakıldığında görülür ki, düzeni ayakta tutan şey mutlak güç değil, güçlerin birbirini denetlediği dengedir. Çünkü denge bozulduğunda, güç çoğu zaman kendisini sınırlandıracak ahlâkı ve hukuku unutma eğilimine girer.
Toplumlar için de devletler için de bu gerçek değişmez bir kuraldır: Denge koruyucudur, kurtarıcıdır...
Bir ülkede hukuk kurumları, bağımsız yargı, özgür düşünce ve kuvvetler ayrılığı gibi mekanizmalar yalnızca teknik düzenlemeler değildir. Bunlar, gücün keyfiliğe dönüşmesini engelleyen görünmez sigorta sistemleridir. İnsan doğasının zaafları düşünüldüğünde, gücün denetlenmediği hiçbir düzenin uzun süre adil kalamayacağı açıktır. Tarih, iktidarların sınırsızlaştığı her yerde hukukun zayıfladığını; hukukun zayıfladığı her yerde ise toplumların huzur ve barışının sarsıldığını sayısız kez göstermiştir.
Bu ilke yalnızca ulusal düzeyde değil, küresel ölçekte de geçerlidir. Uluslararası........
