Ayağını Suyuna Göre Uzat
Manisa’da ve ülkemizin her ilinde düzenli olarak “İl Su Kurulları” veya “Havza Su Kurulları” toplanmaktadırlar. Manisa Su Kurulu Toplantısı 21 Temmuz 2026 Salı günü Manisa Tarım Orman İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda tüm tarafların katılımı ile gerçekleştirildi.
Yaklaşık 30 aydan bu yana Manisa Su Platformu olarak gönüllülerden oluşan 35 kişilik bir ekip ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Akademisyen arkadaşlarımız, çevre ve su mühendisleri ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bu ekip pek çok öneri ve eleştirisini gerekli yerlere iletmeye gayret etmiştir.
Manisa İl Su Kurulu’nda yaptığım konuşmayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Hem bazı bilgileri vermek hem de bazı konulara dikkatinizi çekmeyi hedefliyorum. Umarım yararlı olacaktır. Öneri ve düşüncelerinizi bizlere her zaman iletebilirsiniz.
Öncelikle Manisa İl Su Kurulu’nun ilimiz adına son derece önemli bir istişare zemini olduğunu ifade etmek istiyorum. Su, artık yalnızca çevre meselesi değil; tarımın, sanayinin, şehirleşmenin, ekonominin, halk sağlığının ve gelecek nesillerimizin ortak meselesidir. Bu nedenle bu kurulun düzenli toplanması, alınan kararların takip edilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Türkiye'de 1 Ekim 2024 - 30 Eylül 2025 dönemini kapsayan 2025 su yılında, ülke genelinde metrekareye düşen ortalama toplam yağış miktarı 415 milimetre (kg/m²) olarak ölçülmüştür. Ortalama sıcaklık ülke genelinde 15.1 derece ile yüksek bulunmuştur. Manisa da aynı dönemde metrekareye 373 mililitre, ortalama sıcaklık ise 17 derece ölçülmüştür. Bu miktar, Türkiye'nin uzun yıllar (1991-2020) ortalaması olan 573,4 mm'nin ve önceki döneme ait yağışların belirgin şekilde altında kalmıştır. Ülke geneli yağışlarda uzun yıllar ortalamasına göre &'lık bir düşüş yaşanmıştır.
2025 su yılı, son 50 yılın en kurak yılı olarak kayıtlara geçti. Buna karşılık 2026 su yılı ise son 66 yılın en yağışlı yılı olarak tarihe geçti. Bu iki örnek bize çok önemli bir gerçeği gösteriyor: Artık değişken ve öngörülemeyen bir iklim düzeniyle karşı karşıyayız.
Bunun anlamı şudur; bugün yağışlı bir yıl geçiriyor olmamız, yarının da aynı şekilde geçeceğinin garantisi değildir. Su yönetimimizi anlık şartlara göre değil, uzun vadeli riskleri dikkate alarak planlamak zorundayız. Atalarımızın dediği gibi, ayağımızı yorganımıza göre uzatmalı; suyu bollukta da kıtlıkta da aynı hassasiyetle yönetmeliyiz.
Bu yıl ilimizde Demirköprü Barajı, Kelebek Barajı ve birçok göletimiz yüzde yüz doluluk seviyesine ulaştı, dolusavaklar çalıştı. Bu elbette sevindirici bir gelişmedir. Ancak Gördes Barajı’nda doluluk oranı yaklaşık yüzde elli seviyesinde kaldı. Bunun en önemli sebeplerinden biri tabandaki kaçak problemidir. Bu sorunun bir an önce........
