menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

1999-2004 döneminin gölgesinde

22 0
21.04.2026

Bölgede herhangi bir siyasi inisiyatif geliştirilmedi, fırsat değerlendirilmedi. Tam da bu sırada ABD’nin Irak’a müdahalesi, bölgede yeni dengeler yarattı.

Tarih, bazen acımasız bir döngü içinde kendini tekrar eder. Özellikle siyasi fırsatların değerlendirilmediği, stratejik vizyonun yerini kısa vadeli taktiklerin aldığı dönemlerde bu tekerrür daha da belirgin hale gelir.

1999-2004 arası yaşanan süreç, Türkiye’nin Kürt meselesinde en kritik “şiddetsiz” zaman dilimlerinden biriydi. Bugün ise benzer bir manzara ile karşı karşıyayız.

PKK’nın silahlı mücadeleye son vermesi, kendini feshetmesi ve buna rağmen somut siyasi adımların atılmaması. Aradaki farklar olsa da benzerlikler, insana “Acaba aynı hatalar mı tekrarlanıyor?” diye sorduruyor.

1999 yılı, Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanmasıyla Türkiye için bir dönüm noktası oldu. Öcalan’ın çağrısıyla PKK, silahlı güçlerini sınır dışına çekti ve kendini fes ettiğini ilan etti.

Dersim’de bir grup itiraz etse de genel olarak örgüt, silahlı mücadeleye son verdiğini açıkladı.

Bu durum 1 Haziran 2004’e kadar yaklaşık beş yıl sürdü.

Bu beş yıllık şiddet içermeyen dönemde Türkiye’yi yönetenler, Kürt meselesi konusunda somut ve kalıcı adımlar atabilirdi. Demokratik reformlar, kültürel haklar, yerel yönetimlerde geniş yetkiler veya anayasal değişiklikler gibi adımlar, sorunun köklerini hedef alabilirdi.

Ancak hakim anlayış, “Bırakınız dağda bir birlerini yesinler” şeklinde özetlenebilecek bir pasiflik ve güvenlikçi yaklaşım oldu.

Bölgede herhangi bir siyasi........

© Elips Haber