menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

75 cent’lik filmaşini alıp cıvata yapıyor 3-4 dolara ihraç ediyor

72 0
18.09.2026

SAMSUN’da yatılı öğrenci olarak liseyi bitiren Abdullah Bey (Tecdelioğlu), babadan kalma demirci ustalığının da etkisiyle 1913 yılında memleketi Malatya’da hırdavat dükkanı açtı. Çok geçmeden Birinci Dünya Savaşı sırasında askere gitti. Askerliği toplam 11 yıl sürdü. Kazım Karabekir’in yaverliğini de yaptı.

Malatya’daki fabrikadan: Çetin Tecdelioğlu (sol başta),Nihat Tecdelioğlu (sağ başta), Mustafa Tecdelioğlu (sağdan ikinci)

Abdullah Bey’in askere gittiği dönemlere dükkânı kapanıyor, dönünce yeniden işbaşı yapıyordu. Askerlik bitiminde yine Malatya’daki hırdavatçı dükkânında işe koyuldu. Zamanla yanına oğulları Nihat ve Nevzat Tecdelioğlu’nu aldı. Oğullarıyla birlikte hırdavatçılık işi 1966 yılında vefatına kadar sürdü.

Abdullah Bey’in vefatı sonrası Nihat Tecdelioğlu, kardeşi Nevzat Tecdelioğlu’yla işlerini ayırdı, kendi hırdavatçı dükkanını açtı. Nihat Tecdelioğlu, bir yandan hırdavatçılık yaparken, diğer taraftan üretime dönük radarını hep açık tuttu. Nitekim 1968-1969 döneminde bir eczacı arkadaşının yönlendirmesiyle İstanbul’daki Filiz İlaç’a ortak oldu.

Nihat Tecdelioğlu’nun daha çok üretime dönük arayışları, DYO bayiliğinin de etkisiyle Yaşar Holding’in Pınar Süt, Tuborg, Altın Yunus gibi yatırımlarını yaparken bayilerine hisse satışı zincirinin halkaları arasına girmesini de sağladı. Ancak o hisseler sembolik düzeyde kaldı.

Derken 1970’li yıllarda Malatya’daki esnaflar bir araya gelip art arda un fabrikası, Merbolin boya fabrikası, mobilya fabrikası ve kireç fabrikası kurdu. Nihat Tecdelioğlu, üretime dönük radarı hep açık olduğu için bu yatırımların da ortakları arasına girdi.

Nihat Tecdelioğlu’nun hırdavatçı dükkanını ben de 1960’lı yılların sonları, 70’li yılların başlarında Malatya’daki oto elektrik-bobinaj ustası abim Kemal Munyar’ın yanında çıraklık yaptığım günlerden anımsıyorum. Cıvata ihtiyacı olduğunda abimin talimat sesi yükselirdi:

-          Tecdeli’ye git, o cıvataları al gel…

Nihat Bey, 1970’lerin ortalarında büyük oğlu Mustafa ile onun bir küçüğü Abdullah’ı İstanbul’a, Kadıköy Maarif Koleji’ne gönderdi. Bir-iki yıl sonra Malatya’da olaylar patlayınca İstanbul’a taşınma kararı aldı. İstanbul’da ilk aşamada bir un fabrikası kurmak için kolları sıvadı. Ortakları gönülsüz davranınca bir cıvata imalat atölyesi bulundu ve satın alındı.

Nihat Tecdelioğlu, İstanbul Topçular’daki 500 metrekarelik atölyede cıvata üretimini 3-4 yıl kadar ortaklarıyla birlikte sürdürdü. 1980’lerin başlarında ortaklarından ayrıldı, cıvata üretimine işin tek sahibi olarak devam etti.

1985 yılında büyük oğlu Mustafa Tecdelioğlu, ODTÜ İnşaat Mühendisliğini bitirdi, bir inşaat şirketiyle aylık 5 bin dolarlık maaşla Libya’ya gitmeyi planlarken aile işine odaklanması için teklifini yaptı:

-          Gel, 5 bin doları kendi fabrikamızda kazanırsın…

Mustafa Tecdelioğlu, babasının sözünü dinledi, küçük kardeşi Çetin’in adını taşıyan Çetin Cıvata’nın pazarlama şirketini........

© Ekonomim