menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cari açık artsa da bir döviz krizi ufukta gözükmüyor

8 0
23.07.2026

Cari açığın finansmanı ve dolayısıyla TCMB rezervlerinde görülen artış sağlam dayanakları olan bir artış değildir, çoğu kozmetiktir ve/veya geçici tedbirlere dayanmaktadır. Herkes biliyor ki bir kriz anında sıcak paralar çıkacak, ve o yükseltilmiş döviz rezervleri bir anda eski seviyelerine geri dönecek.

        Öncelikle Ödemeler Dengesi hesapları, döviz akımları ve bunların TCMB döviz rezervlerine etkileri ile ilgili bazı noktaları vurgulamakta fayda var:

- Türkiye’nin görünen cari açığı (ihracat-ithalat turizm gelirleri) tam doğruyu yansıtmaz. Az ya da çok, ve sektörden sektöre fark eden şekilde ihracat düşük faturalanır (under-invoicing), ve ithalat yüksek faturalanır (over-invoicing). Bu bir kısım paranın yurtdışında mukim dış ticaret şirketleri vasıtasıyla yurtdışında tutulmasını, ve şirketlerin vergi matrahının düşürülmesini sağlar. Gelişmiş ülkelerde bu durum daha az görülür. (Mamafih, Amerikan teknoloji şirketlerinin İrlanda üzerinden yaptıkları bu tür vergiden kaçınma işlemleri çok yüksek meblağlara ulaşmaktadır.) Bizde bu durumun ihracattan kaynaklanan döviz gelirlerinin bir kısmının TCMB’ye devredilmesi zorunluluğu ile birlikte arttığı gözlemlenmektedir.

- Her ne kadar “altın” bir ithalat kalemi olarak gösterilse de, bu ithalatın (mücevher olarak işlenen kısmı hariç) büyük çoğunluğu finansal yatırım olarak görülmelidir, ve doğrusu bunların ÖD’nin “finans hesabı” altında gösterilmesidir. Ancak bu kalemin cari hesaplarda takip edilmek zorunluluğu cari açığımızı olduğundan yüksek göstermektedir. (Bir başka ilginç gelişme de altın ithalatına sınırlama getirilmesi ile kaçak altın ithalatının artması ve bunun Net Hata ve Noksan (NHN) hesabında görülmeye başlamasıdır. Son 22 ayda NHN hesabı kümülatif olarak 47.4 milyar dolar ekside ki........

© Ekonomim