menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş sigorta sektöründe derin yaralar açıyor

5 0
02.03.2026

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran Dini Lideri Hamaney’in öldürülmesiyle başlayan çatışmalar, hızla tırmanarak Hürmüz Boğazı’nda fiili bir kapanmaya ve bölgedeki deniz trafiğinde kaosa yol açtı. Umman’a bağlı Khasab açıklarında Palau bandıralı Skylight tankeri saldırıya uğradı ve mürettebat tahliye edildi. Aynı dönemde Devrim Muhafızları yayın yoluyla Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişine kapatıldığını duyurdu.

Bu gelişmeler ışığunda ticaret tarafında tedarik zincirleri gerildi, hava sahaalarının da kapatılmasıyla birlikte turizm tamamen durdu. Hürmüz havzasındaki belirsizlik, rafineri ve petrokimya ürünleri başta olmak üzere geniş bir yelpazede mal akışını yavaşlattı.

Analistler, tanker saldırısının “enerji arzı öncesi güvenlik şoku” yaratarak konteynerden kimyasal gıdaya, otomotivden tarımsal girdilere kadar mal fiyatlamalarını yeniden şekillendireceğini vurguluyor.

Tüm bunlar, uluslararası sigorta piyasası ve lojistik ağlarında derin sarsıntılara neden oldu. Çatışmaların başlamasıyla birlikte, uluslararası camiada sigorta sektörü analizleri, broker ve P&I kulübü duyuruları da gelmeye başladı.

Yapılan değerlendirmelere göre; Körfez ve Hürmüz Boğazı’nı kapsayan seyir bölgeleri, aniden 'savaş bölgesi' statüsü kazanarak risk algısını yükseltti. Birçok deniz sigortası şirketi, 1 Mart akşamı itibarıyla bölgedeki gemiler için savaş riski teminatlarını iptal etmeye başladı. Ünlü P&I (gemi sahiplerinin üçüncü şahıslara, çevreye, kendi personeline ve taşıdığı yüke karşı sorumluluklarını karşılayan sigorta türü) kulüplerinden Skuld, Gard, NorthStandard, Londra P&I ve American Club gibi sigortacılar, yayımladıkları bildirimlerle 5 Mart tarihinden geçerli olmak üzere Körfez ve İran sularından geçen seferlere yönelik savaş riski sigortasını düşürdüklerini duyurdu. Japon MS&AD Grubu da İran ve İsrail çevresi dahil bölgedeki savaş riski sigortalarında tedariki askıya aldığını açıkladı.

Analistler, bu gelişmeler çerçevesinde sigorta primlerinde büyük artışlar bekliyor. Geleneksel olarak Basra Körfezi için yıllık savaş riski primi, gemi değerinin yaklaşık yüzde 0,25’i civarındayken, şimdi ek yüzde 50’ye varan zam senaryoları konuşuluyor. Örneğin; 100 milyon dolarlık bir gemide sefer başına ödenen savaş riski primi önceden 250 bin dolar civarındayken, yeni anlaşmalarda şimdiden 375 bin dolarlar konuşulmaya başlandı bile. Öte yandan, İsrail limanlarına gidip dönen gemilerde bu tutar daha da yüksek olabiliyor.

Uzmanlar, özellikle Hürmüz Boğazı kapanırsa dünya petrol ticaretinin beşte birini etkileyen bir şokla karşılaşılacağından endişeli. Bu nedenle sigorta şirketleri gemi teminatlarını tamamen iptal etmek yerine, iptal bildirimlerinin ardından daha yüksek primlerle yeniden pazarlık masasına oturarak korumayı sürdürmeyi tercih ediyor.

Hürmüz rotası yerine Ümit Burnu düşünülüyor

Körfez coğrafyasındaki belirsizlik, deniz taşıtları için özel sigorta ürünlerini (savaş riski ve hasar sigortaları) doğrudan vurdu. Skuld gibi önde gelen P&I kulüplerinin özel savaş risklerini kaldırması, gemi sahiplerini ya pahalı alternatif arayışına itti ya da rotalarını değiştirmeye zorladı. Birçok armatör, doğrudan Hürmüz rotasını tercih etmek yerine Ümit Burnu yönünde daha uzun bir güzergahtan geçiş seçeneklerini değerlendirmeye başladı. Bu tersine orta vadede teslimat sürelerini günler veya haftalarca uzatırken, doğrudan işletme maliyetlerini de %40-60 daha artırıyor.

Lojistikteki tıkanma sinyalleri de belirgin. Finansal verilere göre şimdiden yüzlerce tanker normal rotalarının dışında park halinde bekliyor. Reuters haberlerine göre, Hürmüz’ün kuzeyinde en az 150 tanker (ham petrol ve LNG taşımacılığı yapan gemiler dahil) demirlerken, onlarca tanker boğazın diğer tarafında hareketsiz kaldı. Bu risk algısı, navlun fiyatlarını da rekor seviyelere çıkardı. Navlun fiyatları genel olarak %30’un üzerinde arttı.

Ayrıca, daha önce Yemen kaynaklı güvensizlik nedeniyle Suez Geçidi’ni dolaşan gemiler artık ek bir gerilim dalgası yaşamakta. Etki üst üste geldiğinde küresel taşımacılıkta darboğaz riski büyüyor. Uzmanlar bu durumun sadece deniz ulaşım maliyetlerini değil, elde petrol, kömür, tarım ve sanayi ürünlerindeki fiyatlamaları da etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

Enerji Sigortaları ve Küresel Enerji Arz Güvenliği

Ek olarak, İran’la çatışmanın enerji altyapısına yönelik dolaylı etkileri, sigorta firmalarının enerji varlıklarında risk primlerini yukarı çekiyor. Henüz rafinerilere, boru hatlarına veya petrol sahalarına yönelik doğrudan hasar raporları gelmese de, Hürmüz Boğazı’ndan geçen ham petrol (yaklaşık 20 milyon varil/gün, dünya tüketiminin yüzde 20’si) ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatları 'yüksek risk' sınıfına alındı. Örneğin Katar’ın, dünya LNG ihracatında ikinci büyük ülke konumunu güçlendiren boru projeleri ve terminallerinin büyük kısmı Hürmüz güzergahına bağlı. Bunun da bölgedeki gerilimler artınca LNG sevkiyatlarında tedbiri artırıp fiyatların yükselmesine yol açabileceği öngörülüyor. OPEC+ ülkeleri kısa vadede piyasayı istikrara kavuşturmak için acil toplantılar düzenleyip planlı üretim değişiklikleri açıkladı.

Uzmanlara göre; uzun dönemde herhangi bir askeri hasar, tedarik zincirinde aksamalara neden olabilir. Sigorta piyasasının da yüksek riskli enerji altyapılarına yönelik “savaş ve terör” şartlarını yeniden gözden geçirdiği, bu kapsamda petrol sahaları, boru hatları ve rafineriler için poliçe şartları sıkılaştırılarak primler artırdığı belirtiliyor. Enerji kesintileri veya rötarları yaşanması durumunda da endüstriyel kayıp sigortalarının devreye girmesi gündeme gelebilir, ancak böyle bir durumda hasar tahmini ve sigorta maliyeti çok yükselir.

Uçuş rotaları ve programları altüst oldu

Savaşın direk etkilediği bir diğer sektör de havacılık. Havacılıkta, Ortadoğu hava sahasının büyük bölümü aniden kapandı. İran, Irak, Ürdün, Irak Şam İslam Devleti’ne destek veren Suriye, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler hava sahalarını kilitlerken, bölgenin iki büyük hava yolu taşıyıcısı Emirates (Dubai) ve Etihad (Abu Dhabi) uçuşları askıya aldı. Qatar Airways ve Avustralya’nın Virgin gibi yan kuruluşlar da Doha uçuşlarını iptal etti. Global ölçekte ilk 3 günde yaklaşık 7 bin 760 uçuşun iptal edildiği bildirildi.

Bu gelişmeler uçuş rotalarını ve programlarını altüst ederken, havacılık sigortalarında da belirsizlik yarattı. Sigorta uzmanları, bölgedeki hava saldırıları riskine karşı uçak ve yolcu sigortası şartlarının yeniden değerlendirildiğini belirtiyor. Şu aşamada ana gövde ve sorumluluk sigortaları sürerken, olası hava saldırıları ve kaçırma riskleri için ek teminatlar pahalılaştı. Örneğin yeni uçuş rotaları için ilave risk ücretleri gündeme geldi. Türkiye gibi transit noktalar geniş uyarılar yayınlayıp güvenlik seviyelerini yükseltirken, uluslararası havayolları da İran çevresi yerine alternatif altyapıya yönelmeyi planlıyor. Hava yolu sektörü, artan gecikme ve iptal masrafları karşısında sigorta taleplerinin katlanmasını bekliyor.

Reasürans piyasasında daralma bekleniyor

Gerilimin sürdüğü bir ortamda reasürörler de piyasaya tedbirli yaklaşıyor. Uzmanlara göre, reasürans kapasitesi daralacak, yeniden sigorta anlaşmalarında daha yüksek sigorta payı şartları aranacak. Kimi uzmanalra göre, dönemin acil kontratlarında teminat süreleri 24–48 saatte sabitlenebilir ve savaş/terör teminatları sigortadan çıkarılabilir.

Reasürans şirketleri büyük kayıplara karşı temkinli davranıyor; bu da yeniden sigorta primlerini hızla yükseltebilir. Bazı analistler, savaş riski reasürans fiyatının mevcut kriz çözülene kadar iki katına çıkabileceğini öngörüyor. Ayrıca, bölge bölge fiyatlama yapılarak (Güney İran, Hürmüz, Basra vs.) risklerin ayrıştırılabileceği, yüksek riskli bölgelere geçici primlerden oluşan acil ödemeler getirilebileceği konuşuluyor. Tüm bu gelişmelerin, reasürans yenilemelerinde teminat kısıtlamaları, daha yüksek stopaj ve sigortacılar lehine yeni istisnalar getireceği kaydediliyor.

Turizm durma noktasına geldi

Savaşın etkilerini derinden hissettiren başka sektörler de var. Turizm bunarın başında geliyor. Bu sektör, anında durma noktasına geldi. Tatil rezervasyonları iptal edilirken binlerce yolcu transit ülkelerde mahsur kaldı. Örneğin Dubai ve Doha gibi aktarma merkezlerine uçan birçok turist rotasını değiştirdi veya planları erteledi.

Bu gelişmelerin; seyahat sağlık sigortası, uçuş iptali teminatları, otel rezervasyon sigortaları ve seyahat acentesi teminatları gibi başlıca poliçe türlerinde yansımaları bekleniyor.


© Ekonomim