menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni yatırımdan elde edilen kazancın tespitine ilişkin bir karar

15 0
15.01.2025

Önemli bulduğum yargı kararlarını zaman zaman siz okurlarla paylaşıyorum. Bugün teşvikli yatırımlarda vergi indirimiyle ilgili bir Danıştay kararından bahsedeceğim.

Teşvikli yatırımlarda indirimli kurumlar vergisi oranı kural olarak, yapılan yatırımdan elde edilen kazançlara uygulanıyor.

Kural bu şekilde olmakla birlikte, yatırıma başlanan tarihten itibaren, yatırıma katkı tutarına mahsuben, yatırım dönemiyle sınırlı olarak ve belli ölçüler içinde, yatırımcının diğer faaliyetlerden elde edilen kazancına da indirimli oran uygulanabiliyor.

Teşvikin bu şekilde dizayn edilmesi, teşvik belgeli yatırımdan elde edilen kazancın hesaplanmasını gerektiriyor. Bu ise hiç de kolay değil. Özellikle tevsi yatırımlar başta olmak üzere bazı yatırım türlerinde bu hesap neredeyse olanaksız. Bu durum dikkate alınarak, tevsi yatırımlarda;

- Yatırımdan elde edilen kazancın, işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi halinde, indirimli oranın bu kazanca uygulanması,

- Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran uygulanacak kazancın, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına oranlanması yoluyla bulunması öngörülmüş.

Bu yöntem sadece tevsi yatırımlar için öngörülmüş ama komple yeni yatırım dışındaki yatırımlarda da aynı formülün kullanılması kabul ediliyor.

Komple yeni yatırımlarda ise teşvik belgeli yatırımdan elde edilen kazancın, ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilmesi, muhasebe sisteminin bu hesabı yapmaya uygun hale getirilmesi ve yatırımdan elde edilen kazancın doğru bir şekilde hesaplanması bekleniyor.

Bu ne kadar mümkün, tartışılabilir. Çoğu zaman gerçeğe çok yakın bir kazanç tespiti olanaklı olmuyor. Yeni yatırımdan elde edilen kazancı, bir ölçüde ayrı hesaplarda izleyerek hesaplamak mümkün olsa da çeşitli gelir ve giderlerin teşvikli yatırımla ilgili olup olmadığını tespit etmek mümkün olmuyor. Bu da iki alternatiften birisinin tercih edilmesini zorunlu kılıyor:

1) Tevsi yatırımlar için öngörülen formülü, komple yeni yatırımlardan elde edilen kazançlara da uygulamak,

2) Komple yeni yatırımla ilgili hasılat ile maliyet ve giderleri doğrudan dikkate almak, doğrudan ilgili olmayan hasılat, gider ve maliyet unsurlarını ise belli dağıtım anahtarlarıyla dağıtarak gerçeğe en uygun, yatırımdan elde edilen kazancı bulmak.

Aşağıda bahsedeceğim Danıştay........

© Ekonomim