Alfabeye sıkışanlar: Gençler (1)
Sevgili okur, uzun zamandır etki, yeni ekonomik sistemler, demokratik politikalar üzerine düşünüyor, yazıyor ve çalışıyorum. Bu coğrafyada ise yolum bir şekilde hep gençlerle ve gençlik topluluklarıyla kesişiyor. Farklı bölgelerden, yaşlardan gençlerle bir araya geliyor, özel sektör ve kamu kuruluşlarıyla gençlere yönelik programlar ve "politikalar" üretmeye çalışıyorum.
Fakat en büyük tıkanıklılıklardan biri bu "alfabe meselesi"nin yani Z kuşağı gibi etiketlemelerin neredeyse kitlesel biçimde kabul görmesiyle oldu. Gençleri, gençler dışındakilerden dinlemek onlara büyük nasihatler vermek ve çoğunlukla eleştirmek çok sevildi. Çünkü bu yol kestirme, zahmetsiz ve yüzleşmeden uzaktı. Anlamadan, tanımadan, bilmeden, birlikte dertlenmeden, hikâyesini öğrenmeden, depresyonuna ortak olmadan, hayallerini, hayalsizliklerini, acılarını, umutlarını, umutsuzlukları, öfkelerini, öfkesizliklerini görmeden. Telefon eleştirisi altında o telefon ışığının ardına bakmaya hiç çalışmadan. Veriler kuşkusuz önemli. Ama hikâyeler de öyle. Hikâyelerle hemhal olmak, kavgasına, stresine, çabasına, vazgeçişine tanık olmak, gençliği anlamanın, gençlik politikaları geliştirmenin en temel yolu. Bu yüzden gençlerle çalışan gençleri bulun ve onları dinleyin. Çünkü anlatacak çok şeyimiz var.
Bu köşede yeni bir ekonomi tahayyülünden söz ediyorum: Adil, demokratik, güç ilişkilerinden........
© Ekonomim
