Cılız ekonomi
Dünya’daki biyolojik çeşitliliği yokedip kendimizi Mars’a attığımızı varsayalım. Ekonomimiz ne kadar cılız olurdu. Suyu damla hesabı satın alır, gramla domates tartar, ekmeği dilim değil milim hesabı yerdik… sabah kuş seslerine değil hava filtrelerinin uğultusuna uyanırdık.
Gezegenimizdeki biyoçeşitlilik ekonomiyi güçlü, yaşamımızı güzel kılıyor. Tarım varsa bu sayede var. Tozlaşma, zararlı dengesini ve toprak verimliliğini canlılar sağlar. Ormanlar başta olmak üzere, tüm ekosistemler karbon depolayarak ve sera gazlarını düzenleyerek iklim değişikliğini hafifletir, yavaşlatır. Yine ekosistemler, su ve hava kalitesini iyileştirir, temizler ve sel kontrolü sağlar.
Peki, nasıl tanımlarız bu biyoçeşitliliği? Yaşamın tüm formlarının ve bunların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerinin zenginliği olarak tanımlanır; genetik, örneğin hastalıklara bağışıklık; tür yani orangutan, insan, şahin veya bir bakteri türü; yapısal yani mantarlar, kükürtle beslenen bakteriler veya memeliler gibi ve son olarak ekosistemler yani orman, göl bozkır gibi. İşte bütün bunların çeşitliliği ve varlığıdır.
Bu nedenle biyoçeşitlilik sektörleri doğrudan besler. Örnek verecek........
© Ekonomim
