Küresel sermaye sınıfı ve Davos
Bu sene Dünya Ekonomi Forumu WEF’in Davos toplantısı her zamankinden fazla dikkat çekti.
Artık miadını doldurdu denen Davos bu sene göz kamaştırıcı idi. 56 yıllık tarihinde rekor sayıda katılımcıya ev sahipliği yaptı. Bu seneki toplantıya 3 bin katılımcı, yüzlerce üst düzey siyasi lider, 70 kadar devlet veya hükümet başkanı ve dünyanın en büyük şirketlerinden bine yakın üst düzey yönetici katıldı.
Davos’un bu sene bu kadar ilgi çekmesi üzerinde konuşulmayı hak ediyor.
Dünya, başkanlığı aldığından bu yana Trump’ın tek yönlü dramatik kararlarını ve eylemlerini konuşuyor. Bir yandan Dünya Ticaret Örgütünü, NATO’yu ve BM’yi etkisizleştiren, Venezuela’da darbe yapan ve Grönland’a el koymak için Avrupa’yı tehdit eden Trump, diğer yanda sevgi pıtırcığı tadında “Diyalog Ruhu” teması ile yapılan WEF toplantısı. Normalde bir araya gelmesi imkansız görülen iki ruh hali Davos’ta nasıl bir araya geldi?
WEF’in ve Davos’un varlık sebebi küreselleşmeydi. Oysa şimdi küresel nizam yerini küresel intizamsızlığa bırakıyor. WEF’in ürettiği şık kavramlardan biri olan paydaş kapitalizmi yerine bugün ahbap-çavuş kapitalizmi kavramını daha sık duyar olduk. Bugün bırakın işçileri ve sivil toplumu paydaş olarak gören bir işveren anlayışını, devletin piyasaların işleyişine müdahalesinin bin bir biçiminin gündeme geldiğini, klasik sömürgeciliği hatırlatan bir biçimde değerli........
