menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2027’de en çok satan mı, nakit üreten mi kazanacak?

12 0
latest

Bir şirketin satış rekoru kırdı­ğı ay bankadan acil kredi is­temesi çelişki değildir. Satışın parası henüz müşteride, üreti­min parası depoda, ödeme günü ise bugündedir. Gelir tablosu bü­yümeyi gösterirken banka hesabı daralabilir. Türkiye’de 2027 büt­çelerini hazırlayan yönetim ku­rullarının önündeki temel soru bu nedenle yalnızca kaç lira satış ya­pılacağı değildir. Asıl soru, bu sa­tışı gerçekleştirmek için kaç lira­nın ne kadar süreyle bağlanacağı ve sonunda ne kadar serbest nakit kalacağıdır. Büyümenin finans­manı hesaplanmadan büyüme he­defi tamamlanmış sayılmaz.

20 Ekim itibarıyla TCMB’nin son politika faizi yüzde 37’dir. Bu oran şirketlerin kredi maliyeti­ni doğrudan göstermez; ancak fi­nansmanın önemsiz bir gider sa­yılamayacağı ortamı hatırlatır. Üstelik faizlerin gerilemesi bi­le kötü tahsilatı, aşırı stoku veya düşük katkı payını kendiliğinden düzeltmez. Yönetimin kontrol edebildiği alanlar beklemeye alı­nırsa, olası faiz indiriminin sağ­layacağı rahatlık da verimsiz iş­letme sermayesi içinde kaybola­bilir. Sağlam şirket, dış koşulların iyileşmesinden yararlanır; bütün planını o iyileşmenin mutlaka gerçekleşmesine bağlamaz.

Ciro artışı başarıyı tek başına anlatmaz

Örnek olarak satışları 1 milyar liradan 1,3 milyar liraya yükse­len bir şirket düşünelim. Nominal büyüme yüz­de 30’dur. Aynı ürün se­petindeki ortalama satış fiyatı yüzde 25 artmışsa, ürün karması değişme­diği varsayımıyla mik­tar artışı yaklaşık yüzde 4’tür: 1,30’un 1,25’e bö­lünmesi bunu gösterir. Yüzde 30 büyüme man­şetiyle yüzde 4 hacim artışı aynı şeyi anlatmaz. Burada kullanılan yüzde 25, genel enflas­yon oranı değil, şirketin örnek fi­yat artışıdır. Gerçek analiz ürün miktarını, fiyatı ve satış karması­nı ayrı incelemelidir.

Kârın yolu kasadan geçmeyebilir

Şimdi tamamen varsayımsal bir işletmenin 120 milyon lira faiz, amortisman ve vergi önce­si kâr, yani FAVÖK ürettiğini dü­şünelim. İşletme sermayesinde­ki artış 80 milyon, nakit vergi 10 milyon, nakit faiz 40 milyon, yatı­rım harcaması 30 milyon lira ol­sun. Diğer nakit kalemlerini dışa­rıda bırakan köprü hesabında yı­lın sonucu eksi 40 milyon liradır. Şirket operasyonel kâr açıklar­ken faaliyetinin, finansmanının ve yatırımının toplamında nakit tüketmiştir. FAVÖK yararlı bir göstergedir; fakat kasadaki para­nın yerine geçmez.

Bu tablo........

© Dünya