menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Jeopolitik iklim değişikliği

25 1
02.02.2026

Dünya sathında içinden geçtiğimiz süreç, eko­nomik, sosyolojik, jeopolitik ve psikolojik kriz­lerin eş zamanlı olarak ortaya çıktığı, birbirilerini beslediği ve derinleştirdiği olağanüstü yıkıcılıkta bir “kusursuz fırtınayı” (perfect storm) andırıyor. Bildiğimiz değerler, normlar ve kurumlar birbiri ardına çöküyor. Milyarlarca insanın ne liderliğe, ne paraya, ne metale, ne devlete, ne cemaate, ne akade­miye, ne kiliseye, ne geçmişe, ne de geleceğe güve­ni var. Sadece fırtına geçinceye kadar çoluk çocuk başımızı sokabileceğimiz bir sığınak arayışındayız. Lakin sizlere kötü bir haberim var zira bu fırtına ge­çici değil kalıcı. Üstelik de artık konumuz meteoro­lojik bir afet değil tüm evreni kuşatıcı uzun erimli bir iklim değişikliğinden bahsediyoruz.

Krizler esasen uluslararası sistemin değişmez dinamiği. Bu nedenle bir krizin çıkmasından çok yönetilemez hale gelmesi tehlikeli olan durum. Savaşlar her zaman çıktı; ekonomik şoklar hep ol­du; suikastler, darbeler, afetler yani genel gidişatı değiştirebilecek beklenmedik iniş çıkışlar her za­man vardı. Ancak bu ani dalgalanmalara karşı sis­temin görünmeyen amortisörü olarak kurumlar, kurallar, diplomasi ve karşılıklı bağımlılık dediği­miz o muhteşem olgu kendini gösterirdi.

Bugün sarsıntıların ve yol üstündeki çukurla­rın daha fazla hissedilir olmasının en temel sebebi şok dalgalarını emici ve düzenleyici amortisörle­rin devreden çıkmış olması ve her şokun doğrudan bünyenin bütününe vurması. Ekonomik şokları kalıcı krizlere, jeopolitik sorunları doğrudan çatış­ma riskine, teknolojik sıçramayı da bir varoluşsal soruna döndüren şey de bu. Arada herhangi bir yu­muşatıcı, dengeleyici bariyerin kalmamış olması.

Soğuk savaşın bitiminde iklim tatlı tatlı ısının­ca “iklim değişir de Akdeniz olur diye düşünüp gü­lümsemiştik”. Antlaşmalara,........

© Dünya