Tasarruf Finansmanı: Konut meselesini yanlış yerden mi konuşuyoruz?
Konut meselesini uzun süredir aynı kelimelerin etrafında dolaşarak anlatıyoruz. Fiyatlar arttı, faizler yükseldi, kredi daraldı, arz yetmedi. Bunların hepsi doğru. Ama bir noktadan sonra aynı cümleleri tekrar etmek, meseleyi gerçekten anladığımız anlamına gelmiyor. Çünkü bugün konuta erişim sorunu sadece finansmanla açıklanabilecek bir yerde durmuyor. Daha derinde bir şey var. İnsanların neyi beklediği, neye razı olduğu, neyi ertelemeyi kabullendiğiyle ilgili bir kırılma yaşanıyor.
Son dönemde hızla büyüyen tasarruf finansman sistemine bu gözle bakınca tablo biraz daha berraklaşıyor. 25 Aralık 2025 günü GYODER tarafından düzenlenen “Gayrimenkulde Tasarruf Finansman Sistemi” başlıklı Zihin Atölyesi, konut finansmanına ilişkin mevcut araçların yetersiz kaldığı bir dönemde, tasarruf temelli modellerin sektörde nasıl bir rol üstlendiğini anlamamızı sağladı diye düşünüyorum. Zira bu yapı ne klasik kredi sisteminin birebir alternatifi ne de geçici bir boşluğu dolduran bir ara çözüm. Ama kredi mekanizmasının zorlandığı bir ortamda, konuta ulaşmak isteyenler için başka bir yol açtığı da ortada. Tartışmayı “bankalara rakip mi” başlığına sıkıştırdığımızda, tam da bu ayrımı gözden kaçırıyoruz.
Bugün tasarruf finansmanı dediğimiz yapı, yılda on binlerce konut ve taşıt teslimatı yapan, ipotekli satışların kayda değer bir bölümünü üstlenen bir ölçeğe ulaşmış durumda. Bu açıdan yorumlandığında, artık kenarda duran bir alan değil. Konut piyasasının ritmini, beklentilerini ve davranışlarını etkileyen bir aktör konumuna evriliyor gibi. Bu kadar kısa sürede bu........
