Kamuculuğun değişen anlamı
Neoliberalizm yol açtığı eşitsizlikler her geçen gün tüm dünyada dikkat çekiyor. Bazı ülkeler ve düşünürler bu eşitsizlikleri düzeltecek tedbirler konusunda yeni fikirler üretiyor, yeni politikaları kendi kamuoylarında tartışıyorlar.
Çare olarak görülen yollardan biri de “kamuculuk”.
Bu kavram ne bizim ne de dünya kamuoyu için yeni değil. Daha önce de gündemdeydi ve XX. yüzyıl ekonomilerinin maruz kaldıkları bazı sorunların çözümü kamuculuk mantığı çerçevesinde sağlandı. Ancak o günlerin sorunlarının niteliği ile o günlerdeki kurumsal yapıların farklı oluşu kamuculuğun anlamını zaman içinde değiştirdi.
Sanayileşme ve kamuculuk
XX. yüzyılın başlarında sanayi zenginliğin kaynağı olmaya başladı ve bu bağlamda ülkelerin kalkınabilmeleri için sermaye birikimlerinin önemi ortaya çıktı.
O günkü kapalı ekonomik yapıların içinde ülkelerin kurumsal yapılarında görülen aksaklıklar bir yana bırakılırsa, topyekûn bir sanayileşeme için gerekli birikime sahip olmayan bu ülkelerin ekonomileri ağırlıklı olarak tarıma dayalıydı. Tarıma dayalı geleneksel ekonomik yapılar ülkelerin hızlı ve yeterli büyüklükte sermaye birikimi sağlamasına olanak sağlayamadığı gibi, ülkelerin sanayileşebilmelerinin önünde önemli bir engel oluşturuyordu.
Kamuculuğun........
