menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akdeniz bağ kurar, siyaseti buna ayak uydurmalı

27 0
02.05.2026

Akdeniz Birliği Genel Sekreteri NASSER KAMEL

 Akdeniz her zaman etkileşim ve bağlantı alanı olmuştur. Hiçbir hükümetin diğer kıyılarda olanlardan vatandaşlarını izole edemediği Akdeniz’de bu gerçek değişmemiştir. Bu kadar iç içe geçmiş bir bölgede işbirliği bir tercih değil, zorunluluktur.

 Akdeniz Birliği bünyesin­de sekiz yıl yönetici ola­rak görev yaptım; bir dip­lomat olarak da onlarca yıl ge­çirdim. Bu süre boyunca, sadece çatışma tehdidi altında değil ak­tif savaşların içinde olan ülke­lerin bakanlarıyla aynı masa­da bulundum. Akdeniz havzası­nın küresel ortalamadan yüzde 20 daha hızlı ısındığı uyarısında bulunan iklim bilimcilerini din­ledim. Kendi tercihleriyle değil de çatışmaların, çevresel baskıla­rın ve ekonomik çöküşün kesişi­mi nedeniyle yerlerinden edilen ailelerle bir araya geldim. Farklı hikayelerdi, farklı baskılar vardı. Ancak vardığımız sonuç hep ay­nıydı: Hiçbir ülke bu zorluklarla tek başına başa çıkamaz.

Tam da bu noktada işbirliği za­yıflamaktadır. Çok taraflı kurum­lar sıklıkla yavaş, mesafeli ve et­kisiz olmakla eleştirilir. Bu eleş­tirilerin bir kısmı haklıdır da. Zaman zaman süreç sonuçların önüne geçmiş, taahhütler somut değişime dönüşmemiştir. Ama çözüm çok taraflılıktan uzaklaş­mak değil, onu daha iyi işler hale getirmektir.

Bir yerinde yaşanan, diğerinde de hissediliyor

Bu durumun en açık görüldüğü yer Akdeniz’dir. Su kıtlığı ve aşırı sıcaklar hâlihazırda gıda sistem­lerini etkiliyor. Bölgenin bazı ke­simlerinde genç işsizliği kalıcı biçimde yüksek seyrediyor. Göç, enerji güvenliği ve çatışmaların sonuçları tüm kıyıların istikra­rını etkiliyor. Coğrafya ise kaçış alanı bırakmıyor. Akdeniz’in bir yerinde yaşanan, diğerinde de hissediliyor.

Daha geniş uluslararası tablo ise işleri daha da karmaşık hale getiriyor. Bunun nedenini........

© Dünya