İran krizi, enerji güvenliği ve ticari etkileri
Dünya artık tekil krizlerle sarsılmıyor, eşzamanlı kırılganlıklarla yaşıyor. Bu yeni gerçeklikte risk, dış politika uzmanlarının tartışma alanından çıktı.
CFO’nun finansman maliyetine, operasyon yöneticisinin tedarik planına, insan kaynaklarının çalışan bağlılığına temas eden yapısal bir değişkene dönüştü. Küresel ekonomi bu kadar entegreyken hiçbir sektör kenarda kalamıyor. Ekonomik nötrlük alanı daralıyor. Buradaki asıl mesele maliyet artışının ötesinde öngörülebilirliğin aşınması. Risk primi yükseldiğinde sermaye pahalanıyor, yatırım iştahı azalıyor, karar alma ufku kısalıyor. Liderliğin gerçek sınavı tam da burada başlıyor. Çünkü belirsizlik yalnızca finansal tabloyu değil, zihinsel cesareti de baskılıyor.
Son küresel CEO araştırmaları tabloyu net biçimde ortaya koyuyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun “Global Risks” raporları devletlerarası çatışmaları kısa vadeli en kritik riskler arasında konumlandırıyor. PwC’nin CEO Araştırması’nda jeopolitik gerilimler üst sıralarda yer alıyor. Davos’ta yapay zekâ kadar konuşulan bir diğer başlık da buydu: Teknoloji fırsat üretirken jeopolitik kırılganlık bu fırsatın zeminini daraltıyor. Buradan sonrası artık yönetim meselesi. Şirketler riskleri yalnızca raporlamaya devam mı edecek, yoksa iş modelini bu yeni gerçekliğe göre mi tasarlayacak?
Dayanıklılık tasarımı
Belirsizlik çağında liderlik büyümenin ötesinde dayanıklılık üretme kapasitesiyle ölçülüyor.........
