Yapay zekâ mevcut hukuk düzenini nasıl etkileyecek?
Bugün yapay zekâ sistemleri sözleşme inceleyebiliyor, içtihat tarayabiliyor, dilekçe taslakları hazırlayabiliyor, bazı ülkelerde basit hukuk danışmanlığı hizmetleri de veriyor. Ancak hukuk alanında insan faktörü tamamen ortadan kalkmayacak. Çünkü adalet kavramı yalnızca teknik doğruluk değildir. Adalet, toplumsal vicdanın da kabul ettiği dengedir.
Dünyada büyük kırılmaların yaşandığı dönemlerde hukuk mesleği her zaman dönüşmüştür. Sanayi devrimi iş hukukunu doğurdu, küreselleşme uluslararası tahkimi büyüttü, dijitalleşme ise veri koruma hukukunu hayatın merkezine taşıdı. Şimdi ise yeni bir eşikteyiz. Yapay zekâ yalnızca teknolojik bir yenilik değil; ekonomik sistemi, devlet organizasyonlarını, şirket yönetimlerini ve hukuk düzenini yeniden şekillendiren yeni bir çağın başlangıcıdır.
Bugün New York, Londra, Singapur ve Dubai’deki büyük hukuk büroları klasik avukatlık organizasyonlarını değiştiriyor. Artık yalnızca hukukçular değil; veri analistleri, algoritma uzmanları ve siber güvenlik danışmanları da hukuk ekiplerinin parçası hâline geliyor. Çünkü mesele artık sadece mevzuatı bilmek değildir. Veriyi yorumlamak, riski öngörmek ve teknolojinin ürettiği yeni sorunları yönetebilmek de hukuk pratiğinin bir parçasına dönüşmektedir.
Veri üzerinden dava ihtimali değerlendirmesi
Son yıllarda ABD’de ortaya çıkan bazı girişimler, bu dönüşümün ne kadar ileri gidebileceğini göstermektedir. Yapay zekâ destekli sistemler milyonlarca kullanıcı şikâyetini, şirket sözleşmelerini ve gizlilik politikalarını tarayarak potansiyel dava alanları üretmektedir. Bumble hakkında açılan ve milyonlarca dolarlık uzlaşmayla sonuçlanan dava bunun önemli örneklerinden biri oldu. Dava, klasik biçimde bir mağdurun hukuk bürosuna başvurmasıyla değil; algoritmaların hukuka aykırı veri kullanımını tespit etmesiyle başladı. Bu durum, hukuk dünyasında yeni bir ekonomik model doğurdu. Artık bazı hukuk şirketleri yalnızca dava takip etmiyor; veri üzerinden dava ihtimali değerlendiriyor.
Hukuk yalnızca matematiksel hesaplardan ibaret değildir, uyuşmazlık bazen tek bir kelimeyle, bazen bir insanın ses tonuyla, bazen de hâkimin duruşmada oluşan vicdani kanaatiyle farklı bir noktaya taşınabilir. Yapay zekâ milyonlarca belgeyi birkaç saniyede tarayabilir ama bir annenin velayet davasındaki kaygısını, bir iş insanının iflas korkusunu veya bir ceza yargılamasında sanığın psikolojisini gerçek anlamda hissedemez. Çünkü hukuk, insan hayatının doğrudan içindedir ve insan yalnızca veriden oluşmaz.
Hesap yapan robotun vicdani muhakemesi!
Bugün yapay zekâ sistemleri sözleşme inceleyebiliyor, içtihat tarayabiliyor, dilekçe taslakları hazırlayabiliyor, bazı ülkelerde basit hukuk danışmanlığı........
