Yerel Rant Düzeni
Türkiye’de her sabah güne yeni bir belediye operasyonu, bir usulsüzlük haberi ya da halkın cebinden çıkan milyarların savurganlığıyla uyanıyoruz. İktidarıyla muhalefetiyle yerel yönetim makamları, ne yazık ki halka hizmetin değil, siyasi ikbalin, yandaş beslemenin ve denetimsiz bir rant çarkının merkezine dönüştürülmüştür. Bu çürümüşlük artık münferit hatalarla açıklanamaz; ortada bilinçli bir rejim, kanunlardaki boşluklarla beslenen sistemik bir talan düzeni vardır. Milletin alın teriyle ödediği vergilerin teslim edildiği belediye bütçeleri, Kamu İhale Kanunu’ndaki "acil durum" veya "pazarlık" gibi kılıflarla kapalı kapılar arkasında adrese teslim ihalelerle dağıtılmaktadır. Üstelik bu talan sadece dev altyapı projeleriyle sınırlı kalmıyor; kültür ve sanat gibi tüm alanlar bu çarkın dişlileri haline getiriliyor. Halkın kültürel ihtiyacını karşılamak bahanesiyle düzenlenen konser ve festivallerde aracı şirketlerin cebine aktarılan milyonlar, yandaş organizatörlere sağlanan ayrıcalıklar ve fahiş faturalar, sanatın kendisini bile kirlenmiş bir sermaye transferi aracına dönüştürmüştür. Bir gecelik şovlar uğruna harcanan devasa kaynaklar, halkın bütçesinden çalınan gelecektir. Ancak bu soygunun........
