Aile ve İnanç Bağlarına Kur’anî Zaviyeden Bir Bakış
Allah (c. c), Kerim Kitabında şöyle buyurmaktadır. “Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Anası onu zayıflık üstüne zayıflık çekerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. Bana ve ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş Allah'adır. Eğer onlar seni körü-körüne bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme; dünya işlerinde onlarla iyi geçin, Allah'a yönelen kimsenin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz banadır…” (Tevbe:17,18)
Bu ayetler, bir babanın oğluna öğüdünün iniltisi dolayısıyla zarif bir anlatım içinde, salt ana-baba ile çocuklar arasındaki ilişkiyi gündeme getirmekle yetinmiyor; bu ilişkiyi bir adım öteye taşıyıp duygu dolu ve ilham verici bir görünümle sunar. Fıtrat kanunu, neslin varlığının Allah'ın dilediği yönde sürekliliğinin sağlanması için doğmakta olan kuşağı gözetip koruyacak biçimde kurulmuştur. Ebeveynler, gün olur çocuklarına bedenlerini, psikolojik varlıklarını, ömürlerini ve sahip oldukları tüm değerli varlıklarını usanç belirtisi ve serzeniş göstermeksizin cömertçe verirler. Çocuklarının maddi ve manevi kazançlarına karşın, sanki alan onlarmış gibi, sevinç, coşku ve aşkla verirler.
Dostlar, şu afitap, güneş gibi aydınlıklı, nur yüzlü annelerimizin ciğerpareleri için yaptıkları fedakârlıkların hakkını ödemeye kalkışsak ödeyemeyiz; inanın altında kalırız. O Cennet-âsâ anneler ki çocuklarını dokuz ay karınlarında, sonra sırtlarında taşırlar; bir ömür boyu da yüreklerinde........
