menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suç ve suçluyla mücadelenin bir usulü olmalı!

46 0
22.08.2026

Suç ve suçluyla mücadele önemli bir çalışmadır. Hatta bunun olmadığı yerde doğal olarak kaos, kargaşa, şiddet ve zulüm vardır.

Özellikle suçluyla mücadele, tabii ki adaletin gereğidir. Adil bir dünyanın tesis edilebilmesi için iki temel ayaktan biridir. Birincisi, suça götüren yolları kapatmak için ıslah çalışmaları; ikincisi ise suçu işleyene karşı mahkemenin adalet tokmağıyla hak edilen cezayı vermesidir.

Tabii bu önemli görevlerin, özellikle suçluyla mücadele ederken dikkat edilmesi gereken önemli hususiyetleri vardır. Suçun şahsiliği ile hüküm konmadığı müddetçe masumiyet karinesinin, yani suçsuzluğun esas alınması gibi durumların özellikle dikkate alınması gerekir. Aksi takdirde, “Çamuru at, tutmazsa izi kalır.” kabilinden, iftirayla dahi olsa gözlem altına alınan herkesi peşinen suçlu ilan etmiş oluruz ki bu, hakka girmektir, iftiradır, bühtandır.

Doksanlı yıllarda, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da, değerlerin ikamesi uğruna Marksist-Leninist ve kimi dışarıdan fonlu yapılara boyun eğmeyen Müslümanlara yönelik atılan iftiraların izleri hâlen tam olarak maalesef silinmiş değil.

Bırakın sıradan vatandaşın iğfal edilen zihnindekilerini silmeyi, devletin kendi hafızası bile hâlen o kirli, yalan-yanlış propagandanın etkisiyle işgal altında. Bu ülkede camide ders veren gençlerden, cemaatin ayakkabısını düzelten çocuklardan “terör örgütü” sorumluları, üyeleri türetildi.

İnsanlar günlerce, gittikleri camide verdikleri Kur’an dersinden dolayı sorguya çekildi, işkenceye maruz bırakıldı.

Bu vahşet ve dehşetin bütün sorumluları ayan........

© Doğruhaber