Kur'an-ı Kerimden Bazı Mesajlar 27. Cüz
TÛR SÛRESİ
48- “...Her kalktığında Rabbini hamd ile tesbih et.”
49- “Gecenin bir kısmında ve yıldızlar çekildiğinde de O’nu tesbih et.”
Mâneviyatı yükseltecek en büyük gıdanın her zaman Allah’ı yüceltmek, O’na olan inancını zinde tutmak olduğu hatırlatılmaktadır.
İbn Abbas, 49. âyetin sonunda geçen (yıldızlar çekildiğinde yapılması istenen) tesbihten maksadın sabah namazından önce kılınan iki rek‘at sünnet namaz olduğunu söylemiştir.
Resûlullah (s.a.s)’ın sabah namazının sünnetine çok ayrı bir önem verdiğine dair hadisler bulunmaktadır.
“Her kalktığında tesbih et” diye çevrilen ifade için “oturduğun bir mecliste ayağa kalktığında zikret, namaza kalktığında zikret, yatağından kalktığında zikret” gibi açıklamalar yapılmıştır.
NECM SÛRESİ
38- “Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.”
Kur’an’da değişik vesilelerle belirtildiği üzere, suçların ve cezaların şahsîliği esastır; kimse başkasının günahını yüklenemez.
Yapılanların karşılığı verilirken kimsenin en küçük bir haksızlığa uğratılmayacağı kesindir. Mümine düşen, ümitvar olmak ama Allah’ın affına güvenerek gevşeklik göstermemektir.
39- “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.”
40- “Ve çabasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir.”
Bu âyetlerde dürüstlükle çalışıp çabalamanın, alın teriyle kazanmanın Allah nezdindeki değerine ve insanın çabasının kaderine etki ettiğine işaret edilmektedir.
RAHMÂN SÛRESİ
29- “Göklerde ve yerde bulunanların hepsi O’ndan ister (O’na muhtaçtır). O her an yaratma halindedir.”
Âyette, Allah’ın lütuf ve keremini her an yaydığına dikkat çekilmektedir. Allah’ın –hâşâ– cumartesi günü istirahata çekildiği tarzında yahudilerdeki yanlış telakkiyi reddetmek üzere âyetin indiğine dair bir rivayet bulunmaktadır.
Bu âyet, “Tanrı yarattıktan sonra vahyetmek, ihtiyaçları karşılamak gibi şeylerle ilgilenmemiştir” diyen deist felsefeyi de reddetmektedir.
39- “İşte o gün insana da cine de günahı hakkında soru sorulmaz (çünkü her şey apaçık ortadadır).”
40- “Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?”
41- “Günahkârlar simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.”
42- “Artık Rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?”
“İşte o gün günahı hakkında soru sorulmaz” anlamındaki ifadeyi, “âhirette sorgu olmayacak” şeklinde anlamamak gerekir.
Âhirette herkesin durumu öylesine kesin ve apaçık ortaya konacak ki kimsenin kendi ifade ve beyanına baş vurmaya ihtiyaç duyulmayacaktır.
Herkes dünyada yapıp ettiklerinin tek tek kayda geçirilmiş olduğunu görecek, günahkârların dilleri, elleri ve ayakları bu konuda tanıklık edecek, günahkârlar........
© Diyanet Haber
