KENDİ FİLMİNİN TUTSAKLARI
The Beloved / En Sevdiğim
Dünya prömiyerini 79. Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasında gerçekleştiren The Beloved, Türkiye’deki ilk gösterimini Adana Altın Koza Film Festivali’nde yaparak Türk izleyicisiyle buluştu. İspanya-Fransa ortak yapımı filmin ismi hem hikâyenin merkezindeki ebeveyn-evlat sevgisinin karmaşık doğasına hem de yönetmen karakterinin sinemaya duyduğu hastalıklı tutkuya atıfta bulunuyor. Psikolojik drama ve aile içi gerilim türlerinin kesişiminde konumlanan yapım, 135 dakikalık süresi boyunca seyirciye son derece yoğun bir sinematik deneyim sunuyor.
The Beloved’ın odağında, mesleki kariyerinin zirvesinde olan ancak özel hayatında pişmanlıklar yaşayan, iki Oscar ödüllü usta yönetmen Esteban Martinez ile yıllardır bağlarını kopardığı ve oyunculuk kariyerinde tutunamamış kızı Emilia yer alıyor. ABD’den İspanya’ya dönen Esteban, yeni çekeceği filminde kızına başrolde yer vererek ona hem mesleki bir çıkış sunmayı hem de aralarındaki kopukluğu tamir etmeyi amaçlar. Ancak çekim süreci ilerledikçe, set adeta psikolojik bir savaş alanına dönüşür. Beraber geçirmek zorunda kaldıkları zaman, sanat üretme baskısıyla birleştiğinde, geçmişte çözülememiş travmaları, narsisist eğilimleri ve iyileşmemiş yaraları kaçınılmaz bir şekilde gün yüzüne çıkarır. Böylece yaratım alanının simgesi olan film seti, karakterlerin kaçamadığı, geçmişleriyle yüzleşmeye zorlandığı klostrofobik bir duygusal hapishaneye dönüşür.
Sorogoyen ve Isabel Pena’nın imzasını taşıyan senaryo, katmanlı yapısıyla hem sanatsal hırsın ilişkiler üzerindeki yıkıcı etkisini hem........
