BAŞROLDE HÜRRİYET AŞKI
İster sanatçı ister yönetici isterse de canını vatan uğruna vermeye aday sıradan bir vatandaş olsun değişen iklimden etkilenmemek mümkün değil. Böyle bir ortamda Mehmet Akif’in fikri, eserleri ve bir sanatçı hassasiyetiyle olaylara bakışı sadece kendisi açısından değil etkilediği kitle açısından da son derece önemlidir.
Savaşlar, mağlubiyetler, zaferler, koskoca imparatorluğun çöküşü, yeni devletin rejimiyle beraber doğuşu sadece birkaç sene içinde gerçekleşmiştir. Haliyle milletin ve devletin içinde bulunduğu ölüm kalım mücadelesi kalemine yansımış, bazen coşkulu, bazen de karamsar eserler vermiştir.
“İnkılâpları anlamıyor” dendi
Şüphe yok ki Mehmet Akif, hürriyet için yazan, hürriyet için yaşayan bir sanatçı idi. “Nurettin Topçu”nun “Mehmet Ȃkif” kitabı bir fikir, bir ideal adamı olarak istiklal şairinin özelliklerini anlatıyor. Onu derinlemesine özümseyen Topçu, kendine has öğretici üslubu ve felsefi yaklaşımlarıyla Mehmet Akif’i daha yakından tanımamıza yardımcı oluyor. Fikirleri, toplum içindeki yalnızlığı ve paradan, mevkiden kaçışı boşluk bırakılmadan anlatılıyor. Özellikle onun inkılâpları anlamadığı varsayılarak vefatından sonra bile eleştirilere maruz kalmasının anlatıldığı bölüm son derece hazin.
Mehmet Akif’i sadece gelişen olaylardan etkilenen ya da sadece kabiliyeti nispetinde eserler üreten bir sanatçı olarak görmek hata olur. Hatta onu sadece sanatçı olarak görmek de hata olur. Akif, kafiyeli ya........
