SN.TAYYİP ERDOĞAN VE SN.HAKAN FİDAN: HUSİLERİ DEĞİL, SAVAŞI ÇIKARANLARI DURDURUN!
Ortadoğu’da son derece tehlikeli bir oyun kuruluyor.
İsrail, Amerika Birleşik Devletleri’nin açık desteğiyle İran’a karşı savaş yürütüyor. İran ise doğrudan veya kendisine yakın bölgesel güçler üzerinden bu saldırılara cevap vermeye çalışıyor.
Tam bu sırada Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması gündeme geliyor.
Elbette Mekke’nin, Medine’nin ve Suudi Arabistan topraklarının güvenliği bizim için önemlidir. Kutsal topraklara yönelik gerçek bir saldırı karşısında Türkiye sessiz kalamaz.
Fakat burada son derece dikkatli olmamız gereken bir nokta var:
Türkiye, Suudi Arabistan’ı savunmakla İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın tarafı olmak arasındaki çizgiyi doğru çizmelidir.
Suudi Arabistan, Mekke yakınlarında etkisiz hâle getirilen insansız hava aracının kutsal şehri hedef aldığını iddia ediyor. Husiler ise Mekke’yi ve Kâbe’yi hedef almadıklarını, hedeflerinin askerî üsler ve stratejik noktalar olduğunu söylüyor.
Öyleyse gerçek hedef bağımsız delillerle kesinleşmeden, kutsal toprakların adı kullanılarak Türkiye’yi savaşa sürükleyecek bir hava oluşturulmamalıdır.
Çünkü asıl sorulması gereken soru şudur:
İsrail ve Amerika İran’a saldırırken, Türkiye neden Husiler üzerinden İran’la karşı karşıya gelsin?
ABD ile İsrail savaşı başlatacak, İran kendisine yakın güçler üzerinden karşılık verecek; ardından Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Husilere karşı savaşa sokulacak…
Böyle bir tablodan en kazançlı çıkacak ülke hangisidir?
İsrail’in en büyük arzusu, İran’la yürüttüğü savaşta yalnız kalmamak; Türkiye’yi, Pakistan’ı........
