menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hz. Hızır ve Hz. Musa

13 11
26.01.2026

Har.1: Asia [Anatolikon] eyaleti, Eğirdir ve Beyşehir göllerinin eski hâlleri, Küçük Firikya [Firikya Epiktetos], Kıral Yolu, diğer tarihî yollar ve tarihî kentler.

Bu makalenin amacı Hz. Hızır ile Hz. Musa arasında geçen olayların vukûbulduğu yerlerle ilgili yeni ve farklı bir görüş ileri sürmektir. Zira Hz. Hızır’ın yıkılacak durumdaki duvarı sağlamlaştırdığı kentin tefsirlerde Antakya olduğu rivayet ediliyor. Eğirdir Gölü [deniz] çevresindeki Arzava devletleri ve Deniz kavimleri, Mısır ile yakın ilişki içindedirler. II. Ramses, Deniz kavimlerinin Mısır istilâsını engellemiş ve Kemer Boğazı yanındaki Mira Beyi’ne mektup yazmıştır. İlk yedi Hıristiyan kilisesi: 1- Efes [Apasa, Arzava], Gelendost-Hüyük yanı, 2- Laodikya Eğirdir, 3- Sart-Barla, 4- İzmir-Barla Boyalı önü Apameia, 5- Thyateira [Arkadiopolis] Kemer Boğazı şarkı, 6- Pergamus, Gaziri Adası, 7- Yalvaç’tır [Antakya, Alaşehir, Küçük Atina]. Habib-i Neccar olayı, Hatay-Antakya değil, Yalvaç-Antakya’da vukûbulmuştur. Ashâb-ı Kehf’in kenti Selçuk-Efes değil, Arzava-Efes’tir. Bütün bunlara ilâveten Mukaddes Firikya ve Mukaddes Galatya’nın, Eğirdir dâhil Küçük Firikya olması ve Eğirdirli Süleyman Şükrü’nün, Mısır muhacirlerinin reisi Mısır-Tanta’lı Şirkup, MÖ 1556’da Atina [Yalvaç] şehrini bina etti demesi beni bu makaleyi yazmayı sevk etti. Bu çalışma tefsir âlimlerine belki yeni bir kapı aralar. Din, bir inanç işi olsa da, kökleri tarihe dayanmaktadır.

Açar Kelimeler: Hz. Hızır, Hz. Musa, Mısır, Kur’an-ı Kerim, Elmalılı Hamdi Yazır, Antakya, Yalvaç, Kemer Boğazı

Bu makaleyle dikkatler bir kez daha Eğirdir Gölü, Kemer Boğazı, Gelendost ve Yalvaç bölgesine çekilecektir.

“Hz. Musa ile Hz. Hızır kıssası malûm Kehf suresinin 60-82 ayetleri arasında 23 ayet ile aktarılır. Kur’an’ın tertipte 18’inci suresi olan ve 110 ayetten oluşan Kehf suresinin 23 ayeti bu yolculuğu ve bu yolculuk sırasında yaşananları konu alır. Hz. Hızır olayı Kur’an-ı Kerim’de şöyledir: [Hatırlayın] Hani Musa, yanındaki gence demişti: “İki denizin* buluştuğu yere varıncaya kadar ara vermeden gidecek, [gerekirse bu yolda] uzun zaman geçireceğim” [60]. İki denizin buluştuğu yere ulaştıklarında, balıklarını unuttular. Balık, denizde bir yol tutup gitti [61]. [İki denizin buluştuğu yeri] geçince gence demişti ki: “Yiyeceğimizi getir. Andolsun ki bu yolculuğumuzdan (sebep) pek yorulduk [62]. [Genç] demişti: “Kayaya sığındığımız zaman [var ya] hatırladın mı? İşte orada balığı unuttum. Onu hatırlamamı yalnızca şeytan unutturdu. O ilginç bir şekilde denizde yolunu tuttu ve kaçtı” [63]. Demişti ki: “Bu tam da aradığımız şey! İkisi izlerini takip ederek gerisin geriye döndüler [Kehf 64]. tevhidmeali.com. *Bahir, Arapça bir kelime olup, “deniz, büyük ırmak, bol miktarda su toplanan yer, vb.” demektir.” Bu metni bana eski turizm rehberi Antalyalı Ümit Kaplan, “Hz. Hızır- Hz. Musa kıssasında geçen yıkık duvar, Antakya şehrindeymiş. Ne kadar çok şey olmuş bu bölgede pes yâni. Gölün Eğirdir tarafında karşılaşıp gemiyle karşıya çıkıp en son Antakya şehrine gitmiş olmalılar. Hatay-Antakya’da Hızır makamı var, ama orada iki deniz yok. Yalvaç-Antakya olma ihtimali çok yüksek. Hz. Musa’nın Karun’la geçen kıssası; Karun’un yere battığı yer de, orası olma ihtimali yüksek, ama kaynağa ulaşamıyorum” diyerek göndermiştir.

Rabbânî Yahudilik Musa'nın MÖ 1391–1271, tarihçi Hieronymus MÖ 1592, James Ussher ise, MÖ 1571 civarı yaşadığını iddia eder. Bilim dünyası, Musa benzeri bir figürün yaşamış olma olasılığını göz önünde bulundururken, daha çok efsanevi bir figür olduğu yönünde görüş bildirmektedir [Musa Vikipedi].

TDV İA’ne göre Hz. Musa, II. Ramses [MÖ 1302-1213] döneminde yaşamıştır. Bülent Şahin Erdeğer ise, II. Thutmose [MÖ 1493-1479] ve III. Hatşepsut [1479-1445] zamanlarında yaşamış olabileceğini ileri sürmektedir.

Aşağıda da görüleceği gibi Hz. Musa zamanında Mısır ile Kemer Boğazı bölgesi arasında canlı ilişkiler vardır.

Kelene kıralı Menderes, bütün Firikya’yı egemenliği altına almak için Pessinus’a savaş açar. Savaş sırasında Kybele’ye yalvarır, savaşı kazanırsam beni kutlayan ilk kimseyi kurban edeyim diye adak adar. Pessinus’u alarak Kelene’ye döndüğünde kendisini oğlu Arhelaos ile kızı ve annesi kutlarlar. Kaderin bu acı cilvesi karşısında şaşıran Menderes, kendisini, Anabenon ırmağına atarak ölür. Bu olaydan sonra nehre Menderes adı verilir. Kelene halkı ve onun yanı başında kurulan Apameia halkı, Menderes’i su tanrısı olarak kutsar (Gönçer, 1971: 71-72).

Menderes, diğer adı Sangarios olan Kemer Boğazı’ndaki Orta Menderes; Apameia, Marsyas’ın Menderes’e döküldüğü yerdeki kent; Pessinus ise, Sangarios’un 20 mil [29,6 km] şarkındaki Kötürnek köyüdür. Dinar’da insanın boğulacağı bir ırmak olmadığı gibi, henüz o tarihlerde Apameia kenti de kurulmamıştır. Firikya’lı Çoban Marsyas’ın derisinin asılı olduğu söylenen mağara [Herodotos] ise, Kemer Boğazı ile Kelene Hisarı arasındaki DSİ Akyokuş Pompa istasyonunun altında kalıp, mağaranın ağzı, Pompa istasyonu inşaatı sırasında hafriyattan çıkan taşlarla kapanmıştır. Irmak adını Çoban Marsyas’tan değil, oradaki Marsia [Maziye] köyünden almış olmalıdır.

III. Midas, Kelainai’de [Kemer Boğazı] yerleştikten bir süre sonra büyük bir deprem oldu. Efsaneye göre Kelene’de büyük yarık açılarak, yarıktan sular fışkırmış ve kale önündeki Yeni Kelene’yi sular kaplamış. Bu felâket üzerine Midas, baba ilâh tapınağındaki kâhinlere koşmuş. Kâhinler: “Kıral en kıymetli şeyini yarığa atarsa sular çekilecek” demiş. Çok zengin olan Midas, hazinesindeki elmasları yarığa atmış, sular çekilmemiş; altınlarını atmış, çekilmemiş; atının üzerinde bu töreni yöneten kralın büyük oğlu Anhoros kızarak atını sürünce sular çekilmiş ve kıralın en değerli varlığının oğlu Anhoros olduğu anlaşılmıştır [s.77]. III. Midas’ın bir heykeli, onun bütün Anadolu’ya hâkim olduğunu ve deniz kavimlerinin ona hayran hayran baktıklarını anlatır (Gönçer, 1971: 77, 80).

Anadolu, Anadolu [Asya] eyaleti; Deniz kavimleri, Midas’ın kavmi dâhil Eğirdir Gölü çevresindeki kavimlerdir.

Füruzan Kınal, “şimdi de çeşitli vesikalarda Arzava memleketleri olarak gösterilen Arzava, Hapalla, Seha nehri memleketi Mira ve Kuvalya beyliklerinin coğrafî mevkilerini tayine çalışalım” (1953. 11); “buna göre Mira ve Kuvalia memleketleri için en elverişli yer olarak Batı Anadolu’daki Göller Bölgesi düşünülebilir” der (Kınal, 1953: 20).

“Firikya’nın en ünlü kentlerinden olan Kelainai’a varılır. Hitit metinlerinde adının Kuwalija olarak geçtiği sanılan kentin, Midas tarafından kurulduğuna inanılır (Sevin, 2001: 205).

Kuwa-İla, Luwi dilinde "Güzel-Boğaz" demektir (Anna, 1996: 449, açık.2).

Seha nehri, Orta Menderes; Mira, Barla Boyalı önü; Kuvalia ise Kemer Boğazı’nda olup, adı bilahare Kelainai olacaktır. Güzel-Boğaz değil, Kutsal-Boğaz olmalıdır, zira her kutsal güzeldir ve burası Kemer Boğazı’dır. Kelainai, Dinar’da değil, Kemer Boğazı’ndadır. Eteğinden ünlü Marsyas ırmağının........

© Dikgazete.com