menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MOSSAD Başkanı David Barnea öldü mü?

264 0
11.03.2026

MOSSAD Başkanı David Barnea öldü mü?

Orta Doğu’da kriz doruğa çıktı. ABD ve İsrail’in, diplomatik temaslar sürerken İran’a karşı uluslararası kuralları hiçe sayan saldırılarının ardından, İran devlet televizyonu çarpıcı bir adım atarak bazı üst düzey İsrailli yetkilileri “muhtemel hedefler” olarak açıkladı.

Listede İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Mossad Başkanı David Barnea, Savunma Bakanı Israel Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir yer alıyor. Bölgede gerilim yalnızca sahada değil, bilgi ve algı alanında da devam ediyor; bu durum, İran’ın yürüttüğü psikolojik ve stratejik mesajlaşma sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

İsrail, küresel sansüre rağmen kayıplarını gizleyemiyor!..

İsrail’in, İran füzelerinin yol açtığı tahribatı ve can-mal kaybını sıkı bir şekilde sansürlediği ortamda, dünya medyasında savaş yalnızca ABD ve İsrail’in İran ve Lübnan’daki hava operasyonları üzerinden yansıtılıyor. Medya manipülasyonu ve bilgi kontrolü açısından bu durum, Siyonist emperyalizmin gerçeklerin üstünü örtme stratejisinin bir yansımasından başka bir şey değil.

Tam da bu noktada, Rus menşeli paylaşımlar ve alternatif medya kanallarının servis ettiği veriler, çatışmanın Tel Aviv ve Washington’un çizdiği anlatıdan çok farklı bir seyir izlediğini gösteriyor; kayıplar, hasar ve sahadaki dramatik gelişmeler, ana akım medyanın çerçevesinin ötesinde, doğrudan görsel ve istihbarat temelli kaynaklarla aktarılıyor. Bu durum, bilgi savaşının ve algı yönetiminin çatışma sahasında oynadığı kritik rolü ortaya koyuyor.

Nitekim; Rus istihbaratının kendi haber alma ağına dayandırdığı ve sosyal medyada farklı hesaplar aracılığıyla servis ettiği verilere göre, İsrail'in ilk üç gündeki kayıpları şöyle: 6 İsrailli general, 32 Mossad ajanı, 78 Şin Bet mensubu, 198 Hava Kuvvetleri subayı, 462 asker, 11 nükleer bilim insanı, 423 yedek asker.

Söz konusu kişilerin tamamının öldüğü belirtiliyor. Bu devasa rakamların, sayıları yüzleri bulan sivilleri kapsamadığı; bu nedenle bazı sivillerin hâlâ enkaz altında olabileceği ifade ediliyor. Ayrıca bu verilerin güncel olmadığı ve gerçek kayıpların daha yüksek olabileceği de ileri sürülüyor.

Rus istihbaratına atfedilen değerlendirmelere göre İsrail’in hava savunma kapasitesi son saldırı dalgasında ciddi şekilde baskı altına girdi. Füze stoklarının hızla tükenmesi ve bazı savunma unsurlarının hedef alınması nedeniyle İsrail’in askeri altyapısını korumakta zorlandığı ifade ediliyor.

Aynı çerçevede İran’ın İsrail’de bir dizi stratejik askeri hedefi vurduğu belirtiliyor. Bu hedefler arasında Tel Aviv çevresindeki askeri ve istihbarat altyapısı, Negev bölgesindeki hava kuvvetleri üsleri, radar ve erken uyarı sistemleri ile bazı komuta merkezleri yer alıyor. Özellikle Tel Aviv’in kuzeyindeki Herzliya bölgesinde bulunan Mossad karargâhının füze saldırısında hedef alındığı ve tesiste ağır hasar oluştuğuna dair bilgiler de bu değerlendirmelerde yer buluyor.

-İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı General Tomer Bar’ın da dün İran tarafından öldürüldüğü kaydedildi.

Bunun yanında İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait bazı üslerin ve askeri lojistik merkezlerinin vurulduğu, radar ve erken uyarı ağlarının belirli bölümlerinin devre dışı kaldığı aktarılıyor. Ayrıca Körfez bölgesinde İsrail savunma mimarisiyle entegre çalışan bazı radar ve erken uyarı sistemlerinin de saldırılar sonucunda etkisiz hâle getirildiği ifade ediliyor. Bu tablo, çatışmanın yalnızca cephe hattında değil, doğrudan istihbarat ve komuta altyapısını hedef alan bir boyuta ulaştığını gösteriyor.

Rus istihbaratı İsrail'in kayıplarını nasıl tespit etti?

Rus istihbaratı, İsrail’deki kayıplara ilişkin verileri birden fazla kaynaktan toplayarak oluşturduğu anlaşılıyor. Elektronik ve sinyal istihbaratı sayesinde askeri iletişim trafiği ve kriz koordinasyonu doğrudan analiz edildiği ortada. Uydu ve görüntü istihbaratıyla üslerdeki patlama, yangın ve tahliye hareketleri takip edilmiş, hasar tespit edilmiş.

Rusya, sahadaki bilgileri Suriye’deki askeri üsleri ve Lübnan ile İsrail’deki büyükelçilikleri üzerinden elde etmiştir; bu kanalların, Moskova’nın çatışmanın seyrine dair istihbarat toplamasına imkân sağlaması muhtemel. Açık kaynaklar ve sosyal medya paylaşımları da görsel ve haber verileri üzerinden detaylı şekilde incelenmiş olabilir. İsrail’de yaşayan ve hem Rus hem İsrail vatandaşı olan Yahudi toplulukları, doğrudan bilgi akışı sağlamıştır. Tüm bu kanallar birleştirilerek, Rus istihbaratı, İsrail’deki kayıplara ilişkin kesin bir tablo oluşturmuştur.

MOSSAD başkanı David Barnea’ın yaşayıp yaşamadığı belirsiz...

Mossad Başkanı David Barnea'nın hedef alınarak........

© Dikgazete.com